KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/16749 E., 2013/5018 K.·Avukat ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla mesai, yıllık izin, bayram ve genel tatil ücreti ile kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 23.05.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, en son lokanta kaptanı olarak çalışmaktayken otelde konaklayan müşterilerin azaldığı gerekçesi ile iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ve fazla çalışma ücretleri, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini kendisinin istifa ederek sona erdirdiğini, davacının hak ettiği alacakların ödendiğini ve alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, sözleşmenin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davaya konu edilen alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 32/son maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ıslah dilekçesini tebliğ ettiği oturumda ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuş ve sözkonusu beyanı aynı oturumda tutanağa geçmiştir. Davalının usulüne uygun şekilde bulunduğu zamanaşımı def'i dikkate alınarak ıslah tarihine göre zamanaşımına uğrayan alacakların belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan ve bir değerlendirmeye tabi tutulmadan mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/16749, K. 2013/5018, 11 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama