KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/17375 E., 2012/21669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun'un 19/2 maddesi; “hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir.
Davalı iş yerinde Müşteri Hizmetleri Yetkilisi olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin, şirket yönetimi ve iç iletişimde kullanılan adrese izinsiz ve bildirimsiz olarak tüm şirket çalışanlarına mail attığı gerekçesiyle geçerli nedenle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının, davalı alt işveren şirketin iç iletişiminde kullandığı mail adresinden tüm şirket çalışanlarına sendikaya üye olmaları için mail atması üzerine iş sözleşmesi feshedilmiştir. Yani, davacının davranışları fesih nedeni yapılmıştır. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2 maddesinde öngörülen amir hüküm gereğince davacının savunması alınmamıştır. Bu husus başlı başına feshi geçersiz kılar.
Ayrıca, işyerinde fesih tarihinde yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesi'nin 79. maddesine göre işten çıkarma cezası “Genel Müdürlük İşyeri Disiplin Kurulu” tarafından alınabilecek bir kararken, davacının iş sözleşmesinin feshinde bu yönteme başvurulmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle iken, fesih geçersiz ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı yargı kararları ile ... olduğundan, davanın kabulü ile davacının asıl işveren ....'ye iadesine yerine, dosya kapsamına uygun düşmeyen ve hatalı değerlendirmeler içeren yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/17375, K. 2012/21669, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama