KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/18751 E., 2012/22656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava delikçesinde, müvekkilinin 22/11/2010-10/04/2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi gereğince doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmak sebebiyle feshedildiğini, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının hizmetinde verimliliği ve etkinliğini, başarısını ölçmek, pozitif ve negatif yönleri tespit edebilmek amacıyla hizmet sunulan müşteriler aracılığıyla içeriği objektif olarak belirlenmiş ve her çalışan için istisnasız aynı içerikte olan CCS çalışmaları yapıldığını, sistem üzerinde yapılan incelemede ..., ..., ..., ... plakalı araç sahibi müşterilerin kayıtlı telefon numaralarının yerine davacının kendi kişisel numarasının kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının savunmasının alındığını, savunma alındıktan sonra şirketin karar verme yetkisini haiz olan İstanbul merkezde bulunan Disiplin Kuruluna sunulduğunu,
kurulun işverenin güvenini kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirilen ve aralarında davacının da bulunduğu çalışanların iş sözleşmelerinin 25/II-e bendi gereği tazminatsız feshedilmesine karar verdiğini, fesih bildiriminin noter kanalıyla davacıya bildirildiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iş ilişkisinin sürdürülebilmesinin işveren açısından önemli makul ölçüler içinde beklenemeyecek durumlarda feshin geçerli sebeplere dayandığının kabulü gerektiği davacının bu şekilde müşteri telefon numaraları yerine arkadaşlarının telefon numaralarını yazarak şikayeti önlemeye çalışması ve buradan yüksek puan alarak prim elde etmek istemesinin zarar doğmasa bile doğruluk ve bağlılığa uymayan hareket olarak kabul edilmesi gerektiği;
işçinin, işverenin iş ve işyeri ile ilgili hukuken haklı menfaatlerini korumasının, zarar verici veya risk altına sokabilecek davranışlardan kaçınmasının sadakat borcunun gereği olduğu, davacının eyleminin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-b bendi uyarınca doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanını reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı olup normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanun'un 25 ve devamı maddeleridir. İş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ispat yükü davalı işverendedir.
Somut olayda davalı işveren çalışanların verimliliğini, başarısını ölçmek, pozitif ve negatif yönlerini tespit edebilmek amacıyla hizmet verilen müşteriler aracılığıyla içeriği objektif olarak belirlenmiş ve her çalışan için istisnasız aynı içerikte olan CCS çalışmaları yapmaktadır. Bu çalışmalar esnasında davalı, davacının müşteri telefon numaraları yerine kendi kişisel telefon numaralarını yazdığını tespit etmesi üzerine iş sözleşmesini feshetmiştir.
Davacının fesihten önce alınan savunmasında davacı'' kendisine CCS araştırması yapılmadığını, kendisine ait telefon numarasını arkadaşlarının müşteri numaraları yerine yazdıklarını olayla ilgisi bulunmadığını'' belirtmiş olmasına rağmen mahkemece davacıya CCS araştırması uygulanıp uygulanmadığı araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/18751, K. 2012/22656, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama