KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/18782 E., 2012/22875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, kabin amiri olan davacının işyerinde olumsuzluklara sebep olduğunu iş ilişkisinin çekilmez hale geldiğini ileri sürerek iş sözleşmesini feshetmiş ise de iddiaların doğru olmadığını geçerli bir sebep olmadığından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini beyanla işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalıştığı dönemde sık sık rapor alarak çalışma düzenini bozduğu, iş barışında olumsuzluklara sebep olduğu ve iş ilişkisini çekilmez hale getirdiğinden kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek davanın reddi karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkeme, alınan doktor raporlarının davacının rahatsızlığı sebebiyle alındığı, işverence bu raporların usulsüz olduğunun ispat edilemediği, tanık beyanları doğrultusunda da davacı gibi çalışan kişilerin sık sık rapor alma durumlarının söz konusu olabildiği ve davacının aldığı rapor süreleri dikkate alınarak feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar vermiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacının 28.07.1998 tarihinde kabin amiri olarak davalı işyerinde işe başladığı 05.09.2011 tarihli fesih bildiriminde davacının sık sık rapor almayı alışkanlık haline getirdiği bu durumun işyerinde olumsuzluklara sebep olduğu, uçuş operasyonlarının aksamasına, iş gücü planlamasının olumsuz etkilenmesine ve iş arkadaşlarının uçuş programlarının değişmesine sebep olduğundan iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayalı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 18.03.2011-23.06.2011 tarihleri arasında nezle, sinüzit, reflü, bronşit ve üriner sistem rahatsızlığı sebepleriyle rapor aldığı, raporların genelde hafta tatili öncesi veya sonrasına denk geldiği, davacının üç ay kadar sürede sekiz defa rapor alarak her rapor aldığında uçuş ekibi planlamasının değişmesine sebep olduğu, davalı işverenin alınan raporlar karşısında uçuş operasyonlarındaki ekiplerde değişiklik yapma durumunda kalarak davacının yerine görevlendirilen kabin memurlarının da çalışma düzenin ve iş planlarının bozulmasına sebep olduğu,
iş ilişkisinin çekilmez hale geldiği dikkate alındığında işveren açısından iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/18782, K. 2012/22875, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama