KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/19410 E., 2012/20934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; kıdem-ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının taşeron firmanın işçisi olduğunu, asıl sorumluluğun taşeron firmaya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile fazla çalışma alacağı, yıllık izin alacağı ile kıdem ve ihbar tazminatının bilirkişi tarafından yapılan hesaplama üzerinden hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai yapıp yapmadığı ve bu çalışmadan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece davacının fazla mesai ücreti talebi davalı ile husumetli olan tek bir tanığın beyanı esas alınarak hesaplanan fazla mesai ücretine hükmolunmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki işverene karşı davası olan tanık beyanına itibarla fazla mesaiye ilişkin isteğin hüküm altına alınması mümkün değildir. Bu istek yönünden yapılmış olan araşırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıktır.
Davacı alt işveren işçisi olduğuna göre davalı asıl işveren ile alt işveren arasındaki alt işverenlik ilişkisini oluşturan hizmet alım sözleşmeleri, dayanağı şartnameler ve asıl işveren tarafından alt işveren işçilerinin çalışma düzenine yönelik olarak tanzim edilmiş olması gereken kayıt ve belgeler getirtilmeden dava alt işverene ihbar edilip alt işverenlerden dava konusu istek ile ilgili kayıt ve belgeler celbedilmeden az önce değinildiği üzere dava sonucunda yararı olan tanığın beyanı ile yetinilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.
Davacının alt işveren işçisi olarak çalıştırıldığı işyerinde alt işverenin çalıştırdığı işçilerin çalışma düzeniyle ilgili olarak davalı asıl işveren tarafından düzenlenmiş belgeler, devam çizelgeleri, nöbet teslim defteri gibi belgelerin bulunup bulunmadığı araştırılmalı varsa bu belgeler ile hizmet alım sözleşmeleri ve dayanağı şartnameler getirtilmeli, asıl işverene yapılan ödemelere ilişkin hakediş belgeleri celbedilmeli, ihale edilen işin kapasitesi saptanmalı,
alt işverenlerin ihale ile üstlendikleri hizmetleri yerine getirirken ihale bedelini aşmalarının mümkün olamayacağı da dikkate alınarak toplanacak deliller ve tüm dosya içeriği yeniden bir değerlendirmeye tabi tutmalı, günlük ve haftalık yasal çalışma süreleri aşılmış ise fazla çalışma talimatının kim tarafından verildiği saptanmalı ve tüm bu hususlara ilişkin araştırmalar yapıldıktan sonra gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda değinilen yönler dikkate alınmadan ve özellikle iddiayı doğrulayıcı niteliği olan kayıt ve belgelere ulaşılmadan inandırıcılıktan uzak tanık beyanı ile yetinilerek fazla mesai isteğinin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/19410, K. 2012/20934, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama