KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/20390 E., 2012/23155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin işyerine alkollü olarak gelmesi ve görev başında uyuması sebebi ile haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, tutanak tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğu, içeriği tanık beyanları ile doğrulanamayan tutanağa dayanılarak iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilemeyeceği ve yapılan feshin geçersiz olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (d) alt bendinde, işçinin Kanun'un 84. maddesine aykırı hareket etmesi, işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmasının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosya içeriğine göre, iş yerinde gece bekçisi olarak çalışan davacının tutanakla tespit edilen tarihlerde alkollü olduğu ve görev sırasında uyuduğu anlaşılmaktadır. Davacının yaptığı görev mahiyeti dikkate alındığında davranışları haklı sebep oluşturacak boyutta kabul edilmese dahi geçerli fesih oluşturacak ağırlıkta ve nitelikte olduğunun kabulü gerekir. Bu yön gözetilmeden dosya içeriğine aykırı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/20390, K. 2012/23155, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama