KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/21431 E., 2012/28213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, asgari geçim indirimi ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ... sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, izin ve vergi iadesi alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ..., davacının ... sözleşmesini kendisinin feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A. Ş. , diğer davalı ile aralarında alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6102 sayılı ... Ticaret Kanunu'nun 102. maddesinin birinci fıkrasında “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre acentelik sözleşmesinin konusu da bir ... görme olup, aracı ... ve ticari işletme adına sözleşme yapma yetkisini haiz ... olmak üzere iki tür ... bulunmaktadır. Her iki acentelik ./..
türünde de ticari işletme sahibine tabi olmama(bağımsızlık), acentelik ilişkisinin bir sözleşmeye dayanması, acentenin belirli bir yer veya bölge içinde faaliyet icra etmesi, faaliyetinin süreklilik taşıması ve meslek edinilmiş olması unsurlarının bulunması gerekir. Acentelik sözleşmesinde, müvekkil adına yazılı olarak sözleşme yapma yetkisi verilmediği sürece aracı acentelik söz konusu olacaktır.
Geçerli bir acentelik sözleşmesinde ..., faaliyetini tek başına sürdürebileceği gibi işçi çalıştırmak suretiyle de yerine getirebilir. İşçi çalıştırması durumunda acentenin diğer işverenlerden herhangi bir farkı olmaz. Başka bir anlatımla bir işveren olarak ..., çalıştıracağı işçiler ile ... sözleşmesi akdetmek ve içeriğini belirlemek, işçinin üstlenmiş olduğu ... görme borcunu nerede, nasıl ve hangi çerçevede yerine getireceği konularında yönetim hakkına dayalı olarak işçiye talimat vermek, ... sözleşmesini sona erdirmek gibi işverene ait yetkileri kullanma hakkına sahiptir.
4857 sayılı ... Kanunu’nun 2. maddesinin altıncı fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde ... alan ve bu ... için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile ... aldığı işveren arasında kurulan ilişki” olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, ... sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu ... sözleşmesinden ... yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Somut olayda, davalılar arasında yapılan ... sözleşmesinin 2. maddesinde “işbu sözleşmenin konusu, iştigal mevzuu münhasıran ... tarafından belirlenerek kendisine verilecek emtiayı alıcılarına dağıtmak olan ... ile ...’in ... ilişkilerinin koşullarının düzenlenmesinden ibarettir”.
3. maddesinde “...’e müşterisi olan 3. şahıslarca dağıtım amacı ile teslim olunmuş banka kredi kartı, mağaza kartı, ATM kartı, bunların şifreleri, internet şifreleri, kredi kartı sözleşmeleri, basılı evrak, paket, koli, beyaz eşya vs.’den oluşan her türlü gönderi, sözleşmede kısaca “...” olarak anılacaktır”. 5. maddesi “Dağıtım konusu ..., bizzat ... tarafından KARGO ...
A.Ş. veya ...’in uygun göreceği bir taşıma şirketiyle, nakliye ücreti ve sigorta giderleri ...’nin kendisine ait olmak üzere, ...’nin işyerine gönderilecek ve ... tarafından ekli listede isimleri bildirilen ve bu hususta yetkilendirilen elemanları aracılığı ile teslim alma işlemi gerçekleştirilecektir…”.
10/A. maddesi “..., işbu sözleşme süresince, işyerinde münhasıran, işbu sözleşmenin konusu olan işi yapacağını, gerek bir başka ... ile ilgilenmeyeceğini ve gerekse kendi adına ve/veya bir 3. şahıs adına hiçbir şekil ve nedenle dağıtım hizmeti yapmayacağını peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder”. 12. maddesinde “sözleşme konusu emtianın dağıtımına ilişkin birim fiyatlar EK 2(Fiyat Listesi)’deki mevcut koşullara göre ... tarafından belirlenecektir”.
19. maddesinde ise “işbu sözleşmede belirtilen kendi ticaret unvanını sadece resmi işlemlerde kullanacaktır. Bunun haricinde tüm matbu evrak, kırtasiye malzemeleri, kartvizitler vs. üzerinde, reklamlarda ve yazışmalarda tanıtım amaçlı ... yazısı yer alacaktır.
Şekil ve ebatları ... tarafından belirlenmiş, bedeli ... tarafından ödenmiş olan ... tabelalarının, işyerinde ve işyeri dışında devamlı ve görünür şekilde asılı olmasını sağlamayı, başkaca bir tabela bulundurmamayı, araçlarında ... tanıtım yazısını bulundurmayı, bunların şekil ve yerlerini ...’in belirleme ve değiştirme yetkisinin bulunduğunu … kabul eder” hükümlerine yer verilmiştir.
... sözleşmesinin yukarıda belirtilen hükümlerine göre ... olduğu belirtilen davalı ...’ın müşterilerini kendisinin belirleyememesi, kendi adına antetli kağıt kullanamaması gibi bağımsız bir tacirde bulunması gereken yetkilere sahip olmaması ve teslim alınan kargoya konu malların alıcılarına ulaştırılması gibi müşterilerle sözleşme yapma veya aracılık etmenin ötesinde bir ... üstlenmesi dikkate alındığında, somut olayda, 6102 sayılı Kanununun anılan hükmünde belirtilen ... tanımı kapsamına giren bir ilişki bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı ... Motorlu Kuryecilik Hiz.A.Ş.'nin işyeri organizasyonu içinde üstlenilen işin alt işverene verilebilmesi için 4857 sayılı Kanun'unda belirtilen “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme” unsuru mevcut olmadığından geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi de bulunmamaktadır. Buna göre davacı işçinin işvereni davalı şirket olup, hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı hakkında ise davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmelidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/21431, K. 2012/28213, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama