KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/22188 E., 2013/9068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı-karşı davalı kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine davalı-karşı davacı ise ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, asıl davayı red, karşı davayı ise kısmen kabul etmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-karşı davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı-karşı davalı vekili, davacı işçinin işyerinden fesih ihbarında bulunmadan işyerini terk ettiğini, yapılan çağrıya rağmen işyerine dönmediğini, iş sözleşmesini davacı tarafından süresiz olarak feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılmadığını, davanın reddini savunmuş, karşı dava ile ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davacı karşı davalı işçi tarafından önelsiz olarak feshedildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı- karşı davalı ve davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
A- Davacı- karşı davalının temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde bulunmayan ve sebepleri bildirilmiş olmayan bozma isteğinin reddine;
B- Davalı-karşı davacının temyizi yönünden;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekalet ücretinin miktarı noktasında toplanmaktadır. Davacı çalışan kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuş, davalı işveren ise karşı dava ile ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece asıl davanın reddinde karşı davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-karşı davacı karar yararına karşı dava için hüküm altına alınan tutar üzerinden 168,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Öncelikle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8. maddesine aykırı olarak reddedilen asıl dava ve kabul edilen karşı dava için davalı-karşı davalı yararına ./..
-2-
her dosya için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Diğer taraftan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu,
ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiş olmasına rağmen davalı-karşı davalı yararına 400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi yerine hatalı olarak belirlenen eksik vekalet ücretine hükmedilmesi ve reddedilen asıl dava için davalı- karşı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozma nedeni ise de bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/22188, K. 2013/9068, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama