KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/22445 E., 2012/19821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kurumda üye sayısının yeniden tespiti ve yetkili sendikanın belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Yetki" başlıklı 30. maddesi metninin ve Devlet Personel Başkanlığının 13.05.2010 tarih ve 10332 sayılı görüşü ile aynı Kanun'un “Sendika Üyeliğinin Kazanılması” başlıklı 14. maddesi uyarınca, sendikaların mayıs ayının 15’ine kadar (15’i hariç) üyeliğe kabul ettikleri üyelerin 15 Mayısta aidat kesintisi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın yetkinin tespitinde esas alınması gerektiğini,
davalı Başkanlıkta 18.05.2011 günü yapılan kamu görevlileri sendikaları üye tespiti toplantısında müvekkili sendikaya 13.05.2011 tarihinde üye olan altı çalışanın usul ve kanuna aykırı biçimde tespitte dikkate alınmadığını ve müvekkili sendikanın yetkiyi kaybettiğini, oysa bu altı üyenin tümünün 13.05.2011 günü üyeliklerinin kabul edildiğini, söz konusu altı üyenin üye kayıt fişlerinin ise aynı tarihte Yurtiçi Kargo’ya verildiğini, kargonun ise 13.05.2011 gününün Cumaya rastlaması sebebiyle, 16.05.2011 tarihinde kuruma teslim edildiğini,
kamu kurumları tarafından yapılan süreli işlerde son günün resmi tatile denk gelmesi halinde sürenin tatilden sonraki mesai gününün sonuna kadar uzayacağı hususunun genel hukuk kuralı olduğunu savunarak davalı ... başkanlığında “yetkili sendikanın” ve 15.05.2011 tarihi itibarı ile müvekkili sendikanın üye sayısının tespit edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; kanun maddeleri ve Devlet Personel Başkanlığı görüşü birlikte değerlendirildiğinde, davacı sendikanın hukuka aykırılık iddiasının yerinde olmadığını, zira 15 Mayıs tarihine kadar yapılan üye bildirimlerinin yetkili sendikanın belirlenmesinde dikkate alınacağını, davacının üyelerinin 13.05.2011 tarihinde üye olduklarını ve aynı gün üyeliğe kabul edildiğini ve 13.05.2011 tarihinde kargoya verildiğini, 16.05.2011 tarihinde kurum kayıtlarına alındığını beyan etmekte ise de, bu gecikmeden ve gecikme neticesinde ortaya çıkan sonuçtan kurumun sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğun davacı sendikaya ait olduğunun tartışmasız bulunduğunu savunarak devanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak 13.05.2011 tarihinde davacı sendikaya üye olan altı kişinin kurumca yapılan tespitte dikkate alınması gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı sendikanın davalı kurumda en çok üyeye sahip olması sebebiyle yetkili sendika olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 13/05/2011 tarihinde üye olmasına rağmen üyelik fişleri 16/05/2011 tarihinde davalı kuruma ulaşan davacı sendika üyelerinin üye sayısına ilişkin kurum tespitinde dikkate alınıp alınamayacağı noktasındadır.
6289 sayılı Kanun'la değişik 4688 sayılı Kanun'un “Üye Sayılarının Tespiti” başlıklı 30. maddesinde, “Sendika ve konfederasyonların üye sayılarının belirlenmesinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a)Kurumlarca yapılacak tespit;
Tespite ilişkin toplantıya kurumun işveren vekili ile tahakkuk memuru veya mali hizmetler birimi yetkilisi ve kurumun hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikalardan birer temsilci katılır. Toplantı her yıl 15 Mayıs tarihinden sonra beş iş günü içerisinde kurumca belirlenerek sendikalara bildirilen yer ve günde yapılır.
Bu Kanuna tabi olarak kurumda çalışan kamu görevlilerinin, 15 Mayıs tarihi itibarıyla listesi ile üyelerinden aidat kesintisi yapılan sendikaların üyelerini gösterir liste, toplantıya katılanlarca değerlendirilir. Bu değerlendirmeden sonra, toplam kamu görevlisi sayısı ile sendika üyesi kamu görevlilerinin sendikalara göre toplam sayılarını belirten tutanak toplantıya katılan taraflarca imzalanır. İmzalı tutanak, kamu işvereni ve sendikalarca mayıs ayının son iş gününe kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilir.
Kurumların taşra teşkilatları, yukarıdaki esaslara göre tarafların katılımı ile yapılacak toplantı neticesinde düzenlenecek tutanakları kurum merkezinde yapılacak tespitte değerlendirilmek üzere 15 Mayıs tarihini takip eden iki iş günü içerisinde kurum merkezine gönderirler. Bu tutanaklar kurum merkezinde tarafların katılımı ile tek tutanak haline getirilir.
b)Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca kurumlardan ve sendikalardan gelen müşterek imzalı listeler üzerinden yapılacak tespit;
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kurumlarda çalışan toplam kamu görevlisi sayısı ile sendikalar itibarıyla üyelik kesintisi yapılan üye sayılarını dikkate alarak her yıl 15 Mayıs tarihi itibarıyla hizmet kollarındaki bütün kamu görevlileri sayısı ile hizmet kolundaki sendikaların üye sayılarını tespit eder. Buna göre kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonların toplam üye sayısını belirler ve sonuçları her yıl temmuz ayının ilk haftasında Resmi Gazete'de yayımlar.
(Ek fıkra: 04/04/2012-6289 S.K./20.md.) Sonuçların yayımı tarihinden itibaren beş işgünü içinde kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonlarının üye sayılarının yanlışlığı iddiasıyla sendika ve konfederasyonlarca Ankara İş Mahkemesine itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı onbeş gün içinde karara bağlar..” hükmüne yer verilmiştir.
Dava tarihinde yukarıdaki hükmü değiştiren 6289 sayılı Kanun yürürlükte olmamakla birlikte anılan kanunla yetki olan madde başlığı üye sayılarının tespiti olarak değiştirilmiş, “Her hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bunların bağlı oldukları konfederasyonlar toplu görüşme yapmaya yetkilidir. En çok üyeye sahip konfederasyon temsilcisi toplu görüşme heyetinin başkanıdır” şeklindeki birinci fıkra yürürlükten kaldırılmış ve 31. maddede düzenlenen itiraz usulü 30. madde kapsamına dahil edilmiş olup bunlar dışında madde içeriği ise aynen korunmuştur.
Görüldüğü üzere, 4688 sayılı Kanun'un 30. maddesindeki düzenlemeye göre üye sayısının tespitinde iki aşama söz konusudur. İlk aşama “Kurumlarca yapılacak tespit” biçiminde ifade edilmiştir.
Bu tespit, kurumların taşra teşkilatlarında çalışan kamu görevlisi sayısının ve bunların sendikalara göre dağılımlarının bir tutanakla tespit edilmesi, daha sonra bu tutanakların kurum merkezlerine gönderilmesi ve kurum merkezlerinde taşra teşkilatlarından gelen tutanakların tek bir tutanak haline getirilmesi şeklindedir.
İkinci aşama ise “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca kurumlardan ve sendikalardan gelen müşterek imzalı listeler üzerinden yapılacak tespit” olarak açıklanmıştır. Bu tespit, ilk aşama tamamlandıktan sonra kurumlardan gönderilen tutanaklar ve sendikalardan gönderilen listeler üzerinden hizmet kollarındaki bütün kamu görevlileri sayısı ile hizmet kolundaki sendikaların üye sayılarının belirlenmesi şeklindedir.
Diğer taraftan 4688 sayılı Kanun'un 30. maddesinde sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit üzerine Resmi Gazete’de yayınlanan kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonların toplam üye sayısına ilişkin sonuçlara karşı bunların yayımı tarihinden itibaren beş işgünü içinde kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonlarının üye sayılarının yanlışlığı iddiasıyla sendika ve konfederasyonlarca Ankara İş Mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüş olup kurumca yapılan tespitlere ilişkin herhangi bir kanun yoluna yer verilmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davacı sendikanın davalı kurumca yapılan tespite itiraz ettiği ve davalı kurumda çoğunluğa sahip olduğunu iddia ettiği anlaşılmaktadır. Kurumca yapılan tespitlere ilişkin bir kanun yolu bulunmayıp ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespite karşı dava açılabileceğinden davanın esasına girilmeden reddi gerekirken bunun yapılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/22445, K. 2012/19821, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama