KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/22727 E., 2012/22865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... Savunma Güvenlik Sistemleri AŞ'nin çalışanı olarak 11.05.2007 tarihinde diğer davalının işyerinde çalışmaya başladığını ,geçerli bir sebep olmadığından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini beyanla işe iade kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkilin yaptığı feshin haklı ve geçerli sebepler içerdiğini, davacının çalıştığı süre boyunca yapılan uyarıları göz ardı ederek işini aksattığını, en son işin gereği olarak hayati önem taşıyan baret takma önlemini ihlal ettiğini ve bu hususun güvenlik kameraları ile tespit edildiğini bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir
Mahkeme, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesine göre her türlü iş güvenliği tedbiri almanın ve malzemelerini bulundurmanın işverenin görevi olduğunun hükme bağlandığını, yoğun bir bölgede yeterli eleman bulundurulmaması sebebiyle davacının rahatsızlandığı ve bu sebeple baretini yer yer çıkarttığı, esasen baretin eski ve kırık olduğu, yenisini temin etmenin masrafının işçilere yüklendiği fakat davalı taraf kendi kusurundan kaynaklanan bu sebeple işçiyi işten çıkartamayacağından feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar vermiştir
Karar iki davalı vekilince de temyiz edilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin 19.08.2011 tarihli fesih bildiriminde “21.01.2009 tarihinde görev bölgesinde cep telefonu kullanmaktan dolayı kınama cezası verildiği, 14.05.2009 tarihinde nöbet kulübesinde uyumaktan dolayı ücret kesim cezası verildiği, 25.12.2009 tarihinde önceden tebliğ edilen toplantıya katılmadığı, 30.12.2010 tarihinde görevli olduğu kapıdan çantasını kontrol etmeden çıkarttığı, 01.03.2011 tarihinde araç kontrolü yapmadığı, 23.04.2011 tarihinde görev yerini terk etmekten dolayı ayrı ayrı savunmalarının alındığı,
16.08.2011 tarihinde ise 16.00-24.00 vardiya nöbetinde görevli olduğu D kapısında daha önceden tebliğ edildiği halde bareti takmadığının kamera kayıtlarından tespit edildiği, daha öncede disiplinsiz davranışlarda bulunup bunlara devam etmesi sebepleriyle 4857 sayılı Kanun'un 25/2 fıkrası uyarınca feshedildiği anlaşılmıştır.
Davacının, olay günü işyerinde, iş güvenliği açısından kullanılması zorunlu olan bareti takmadan çalıştığı, toplanan deliller ve dosya kapsamı ile sabittir. Davacının, daha öcne ayrı ayrı savunması alınan ve savunmalarında da kabul ettiği ve fesih bildiriminde de belirtilmiş olan kusurlu davranışları birlikte nazara alındığında, baret takmaması ve baretin eski ya da mevsimine uygun olmaması feshin geçerli sebebe dayandığı olgusunu bertaraf etmez.
Başka bir anlatımla kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanmamış olmakla birlikte davacıya verilen baretin eski olduğu ya da mevsim şartlarına uygun nitelikte bulunmadığı kabul edilse bile baret olmadan çalışmanın kendi güvenliğini tehlikeye düşüreceğini gözetmeden baretsiz olarak çalışan davacının önceki disiplinsiz davranışları dikkate alındığında fesih sebebi yapılan davranışları haklı sebep ağırılığında olmasa da geçerli sebep ağırlığında olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda artık normal ölçülerde iyi niyet kurallarına göre davalı işverenden davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Bu itibarla iş sözleşmesinin feshi geçerli sebebe dayandığından işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/22727, K. 2012/22865, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama