İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/23885 K.2012/23556

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2012/23885Karar2012/23556Tarih19 Ekim 2012Okuma6 dk · 1.122 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/23885 E., 2012/23556 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.122 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının çalıştığı bölümde davacı dahil yedi kişinin bulunduğunu, davacının muhasebe şefi değil muhasebe müdürü olduğunu, ayrıca mali işler müdürünun bulunduğunu, şirketin işlerini tasfiye ettiğini, ... Kültür ve Ticaret Merkezinin faaliyetinin bulunmadığını, tek işinin ...'deki inşaat işi olduğunu, onunda durduğunu bu sebeplerle işçi sayısının azaltılması gerektiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, işe iade davasının açılabilmesi için öngörülen bir aylık kanuni sürenin başlangıcının yazılı fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarih olduğu, yazılı fesih bildirimi olmaması durumunda ise usulüne uygun fesih bildirimi bulunmadığından bir aylık kanuni sürenin başlangıcının eylemli çalışmanın sona erdiği tarih olduğu, davacıya daha önce sözlü olarak sözleşmesinin fesih edileceğinin bildirilmesi halinde bir aylık kanuni sürenin henüz başlamadığı, kaldı ki davacı asil fesih edileceğinin söylendiğini ancak kesin olmadığını ve hangi tarihte sona erdirileceğinin de söylenmediğini bildirdiği,

eylemli çalışmanın ise 31.12.2009 tarihinde mesai bitiminde sona erdiği ancak davacının işten çıkarıldığını 04.01.2010 tarihinde öğrendiği, davacının 04.01.2010 tarihinde işe gelmediği davalı vekilince beyan edilmiş olsa bile 04.01.2010 tarihli tutanakta davacının hiçbir evrakı imzalamadan gittiğinin yazılı olduğu, bu tutanaktan anlaşılacağı üzere davacının 04.01.2010 tarihinde işyerine geldiğinin anlaşıldığı, bu durumun ise davacının 04.01.2010 tarihinde işyerine geldiği beyanı ile örtüştüğü, daha önce işten çıkarılması halinde davacının 04.01.2010 günü işyerine gelmesini gerektirecek bir sebep bulunmadığı,

açıklanan gerekçelere ve bozma ilamı sonrasında alınan davacı asilin beyanı ve davalı vekilinin dilekçesine göre davacının 04.01.2010 günü işyerine alınmamak suretiyle işten çıkarıldığı ve yazılı fesih bildirimi bulunmaması sebebiyle usulüne uygun bir fesih olmadığı, daha önce sözlü olarak işten çıkarılacağının söylendiği kabul edilse bile açıklanan gerekçelerle bir aylık sürenin başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı ve davanın bir aylık kanuni süresi içinde açılıp açılmadığı uyuşmazlık konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.

Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.

Dosya içeriğinden, davacının 02.08.1999-04.01.2010 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde davalı beyanına göre muhasebe müdürü olarak, davacı beyanına göre muhasebe şefi olarak çalıştığı, yazılı fesih bildirimi bulunmadığı, feshin haklı sebeple yapıldığının iddia edilmediği, işletme, işyeri ve işin nitelikleri gereği geçerli sebeple yapıldığının davalı tarafından belirtildiği, davalı şirketin 04.09.2009 tarihli yönetim kurulu kararında özetle; gruba dair şirketlerin bölünme, birleşme ve yeniden yapılanmaları çalışmaları kapsamında ...

Holding A. Ş.'nin tam bölünme, ... İnşaat Yatırım ve Turizim A. Ş.' nin ise birleşme işlerinin sonuçlandırıldığı, ancak ... İnşaat Taahhüt Turizm İşletme ve Ticaret A.

Ş.' ye ait işlemlerin uzaması nedeniyle, gerek kurucu hissedarı oldukları diğer şirketlerin faaliyetleri ve gerekse de şirketin bazı faaliyetlerinin askiya alınması ve bazıların sonlandırılmasına karar verildiği, bu kapsamda ne kadar çalışanla yetinileceği konusunda mali işler müdürününde görüşleri alınarak verilecek liste doğrultusunda çalışanların iş sözleşmelerinin sonlandırılmasına karar verildiği, mali işler müdürü ... imzalı 11.10.2009 tarihli yazı ile muhasebe müdürü ... ile Muhasebeci ...'ın iş sözleşmelerinin sonlandırılmasının takdire sunulduğu,

04.01.2010 tarihli tutanakta, davacının iş sözleşmesinin feshedimesi üzerine bilgisayar şifresinin istenmesi üzerine bilgisayarda yapılan incelemede muhasebe kayıtlarıyla ilgili birçok bilgi ve tablonun bulunmadığının tesbit edildiği, bu bilgilerin şirkete ait olduğu, davacıdan teslim edilmesinin istendiği, bu sebeple 04.01.2010 tarihli toplantıya çağrıldığı, toplantıda bilgilerin istediği, davacının bunların çıktılarının şirket kayıtlarında olduğunu, çalışmaların el emeği göz nuru olduğunu ve kendisine ait olduğunu bildirdiği, niçin bilgisayardan bu bilgilerin alındığının sorulması üzerine,

bunları beni işten çıkarmadan önce düşünecektiniz dediği, bir kısım bilgileri teslim edebileceğini beyan ettiği, davacıya yaptığının yanlış olduğunun söylendiğinin, davacının tutanak tutulan tarihte hiç bir evrakı imzalamadan gittiğinin belirtildiği, davacının 12.01.2010 tarihinde, davalı şirkete kendi e-postası üzerinden gönderdiği e-posta da, “... İnşaat Taahhüt İşletme ve Ticaret A.

Ş. yönetim kurulu ve mali işler müdürü ... dikkatine, 29 Aralık 2009 tarihinde sözlü olarak tebliğ ettiğiniz üzere şirketin tasarrufu gereği işime son vermiştiniz.

İş sözleşmesinin sona ermesinden dolayı tarafıma verilmesi gereken kıdem ve ihbar tazminatı henüz ödenmemiş olduğundan konu ile ilgili bilgi verilmesini rica ederim. ...” şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın Dairemizce, “davacının işverene gönderdiği e-postada, iş sözleşmesinin 29.12.2009 tarihinde sözlü olarak sona erdirildiğini belirtmesi ve davanın 02.02.2009 tarihinde açılmış olması karşısında, davacının anılan e-posta ile ilgili beyanı alınarak, feshin öğrenildiği tarih saptanarak,

davanın bir aylık kanuni süresi içinde açılıp açılmadığının tesbit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir,” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak ilam doğrultusunda araştırma yapıldığı, davacının beyanında, 29.12.2009 tarihinde işten çıkarmayı düşündüklerini sözlü olarak mali işler müdürü ...'nın söylediğini ancak kesin bir tarih bildirmediğini ve 31.12.2009 günü yarım gün çalıştıktan sonra yılbaşı tatiline ayrıldıklarını 04.01.2010 tarihinde işyerine geldiğini ancak işe alınmadığını bildirdiği,

davacı vekilinin Mahkemeye sunduğu dilekçede, iş sözleşmesinin 04.01.2009 tarihinde feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshedileceğinin 29.12.2009 tarihinde haber verildiğini, ocak ayına ilişkin dört günlük ücretinin ödendiğini beyan ettiği, anlaşılmıştır.

Somut olayda, iş sözleşmesinin feshedildiğine yönelik işveren iradesinin 29.12.2009 tarihinde davacıya ulaştığı, bu durumun davacının, davalı işverene gönderdiği 12.01.2010 tarihli e-posta, 04.01.2010 tarihli tutanak ile davacının bozma ilamından sonra alınan beyanı ve davacı vekilinin dilekçesinden anlaşıldığı,

dava açma süresinin fesih iradesinin davacıya ulaştığı bu tarih itibariyle başlayacağı, davacıya ulaşan fesih iradesinde fesih tarihi belirtilmemiş ise de 2010 yılına ilişkin dört günlük ücretinde yatırılmış olması karşısında süreli fesih yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, süreli fesihlerlede de dava açma süresinin eylemli fesih tarihinden değil, fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarihten itibaren başlayacağı, bu durumda davanın 02.02.2010 tarihinde bir aylık kanuni süresi içinde açılmadığı ortada olup,

davanın bir aylık kanuni süresi içinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçelerle kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın bir aylık yasal süresi içinde açılmadığından REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 19.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/23885, K. 2012/23556, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/23885
Karar No
2012/23556
Tarih
19 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/23885 K.2012/42952
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/23886 K.2012/22873
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/23886 K.2012/18254
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/23886 K.2012/23873
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/23887 K.2012/18245
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/23887 K.2012/22874

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.