KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/24152 E., 2013/13453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, tasarruf teşvik kesintisi, katkı payı ve nema alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, vekili, davacının, 16.11.1994 tarihinde çalışmaya başlayıp 03.05.1999 tarihinde işten çıkartıldığını ve davalı belediyede işçi olarak çalıştığını, davalı ... Başkanlığının davacının çalıştığı sürelere ilişkin tasarruf teşvik primi, katkı payı ve nema kesintisi yaptığını ancak bu kesintileri ilgili yerlere yatırmadığını, belirterek tasarruf teşvik kesintisi, katkı payı ve nema alacağının davalı belediyeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili herhangi bir cevap dilekçesi ibraz etmemiş, ancak 07.04.2008 tarihli celsede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... vekili ve davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tasarrufu teşvik kesintisi ve katkı paylarının 3417 ve 4853 sayılı Kanun'lar gereğince ilgili banka hesabına yatırılmaması sebebiyle tasarrufu teşvik ve nema alacağının davalı Hazine Müsteşarlığı'ndan tahsiline karar verilmesi isteğine ilişkindir.
Resmi Gazete'nin 14.10.2011 gün ve 28084 mükerrer sayısında yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesinin 20.12.2010 tarih ve 156–328 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tasarrufu teşvik kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapılması, konunun kamu hukuku alanına ilişkin olması gözetildiğinde, tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle anılan idarelere karşı açılan davaların görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevlidir. Görev hususu dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Bu durumda, yargı yolu sebebi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/24152, K. 2013/13453, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama