KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/24338 E., 2013/14931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, 19.9.2000-10.6.2009 arası, davalının Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi kampusunda yer alan işyerinde asgari ücretle vasıfsız eleman olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini, tüm sürede 08.00-20.00 arası, işlerin yoğun olduğu dönemlerde 22.00-23.00’e kadar çalıştığını, fazla çalışmalarının karşılığının eksik ödendiğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını belirterek müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin yasa gereği üniversite vakıflarının üniversiteye ait olan her türlü alan içinde faaliyet göstermeleri yasaklandığından işyerinin kapatılması nedeniyle zorunlu nedenle feshedildiğini, fesih esnasında kendisine kıdem tazminatı ödendiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, diğer alacaklarının kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği ve davacının çalışmış olduğu döneme ilişkin olarak ödenmeyen işçilik alacaklarının bilirkişi raporu ile tespit edildiği değerlendirilerek istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-İş sözleşmesinin mevzuattan kaynaklanan zorunluluk nedeniyle işyerinin kapatılması üzerine feshedildiği uyuşmazlık dışıdır. Yargılama sırasında işveren kıdem tazminatının davacının banka hesabına yatırıldığını savunmuştur. Mahkemece bu ödemeye ilişkin banka hesap ekstreleri getirtilerek kıdem tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı denetlenmeli, bir ödeme varsa yapılan hesaplamadan mahsup edilmesi yoluna gidilmelidir.
2-Taraflar arasında hizmet süresi uyuşmazlık konusudur. Davacıya ait SGK hizmet cetvelinde yaz aylarına yönelik olarak yaklaşık birer aylık giriş çıkışlar görünmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesintili dönemler dikkate alınmadan hesaplama yapmıştır. Yaz aylarında fakülte kantini olan işyerinin açık olup olmadığı tanıklar yeniden dinlenip taraflar da isticvap edilerek netleştirilmelidir.
3-Fazla mesai ücreti hususunda, işverenin bordrolarda tahakkuk yapıldığı savunması mevcuttur. Dosya mevcut bordrolarda fazla mesai satırı karşısında sıfır ibaresi yer almaktadır ve bordrolar imzasızdır, ancak bordroların ayrıca “mesai” başlıklı satırında tahakkuklar mevcuttur. Bu alacak tanık beyanlarına göre ve indirimle hüküm altına alınmıştır. Davacıya ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığı anlaşıldığından, bu ibarenin ne tür bir alacağa ait olduğu her iki tarafa açıklatılmalı, fazla mesai ücreti ödemesi olduğu kanaati oluşur ise banka hesap ekstrelerinden ödemeler takip edilerek alacak bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
4-Yıllık izin ücretli alacağı yönünden ise, yıllık izin defterinde 2009 yılı için kullanım imzası mevcuttur. Ayrıca davalı delilleri arasında sunulmuş, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazına da eklenmiş sadece davacının imzasını taşıyan yıllık izin talep formları bulunmaktadır. Mahkemece bu belgeler bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Söz konusu formlar davacıya gösterilerek belirtilen izinleri kullanıp kullanmadığı, hizmet cetvelindeki yaz aylarına denk gelen giriş çıkış tarihlerinde fiilen çalışıp çalışmadığı netleştirilmeli, 2009 yılı imza karşılığı izin kullanımı da dikkate alınarak alacak bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Bu hususlarda yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/24338, K. 2013/14931, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama