KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25034 E., 2013/16181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili, asgari geçim indirimi ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.07.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... Karakülah tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin, işyerinde üçlü vardiya sisteminden ikili vardiyaya geçilmesi sebebiyle haklı sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve bir kısım işçilik alacakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin müvekkili işverence kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek feshedildiğini, işçinin sair işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Somut olayda, davacı tanıklarının bir kısmı ve davalı tanıklarının tümü işyerinde üçlü vardiya çalışmasının bulunduğu beyan etmiş, davalı işverence dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumunun 03.03.2008 tarihli işyeri durum tespit tutanağında da işyerinde üçlü vardiya çalışmasının bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dava dilekçesinde, işyerinde uygulanan üçlü vardiya sisteminin kaldırılması üzerine işçinin iş sözleşmesinin feshedildiği beyan edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, işyerinde günlük çalışmanın üçlü vardiya halinde yürütüldüğü, buna göre haftalık çalışma süresinin kırkbeş saati aşmadığı anlaşılmaktadır. Anılan sebeple, davacının fazla çalışma ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bir kısım çelişkili ve soyut beyanlarda bulunan davacı tanıkları anlatımlarına itibar edilerek, fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
2-Kabule göre de, mahkemece hüküm altına alınan alacakların toplamı 4.982,47 TL olmasına göre, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/1 maddesine göre, hüküm altına alınan alacağın % 12'si oranında belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/25034, K. 2013/16181, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama