KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/252 E., 2012/14100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının iş akdinin personel sayısında daralmaya gidildiği gerekçe gösterilerek feshedildiğini, işçiye herhangi bir görev değişikliği veya yeni iş teklifi yapılmadığını, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini, görev yaptığı bölümde çalışan sayısının dokuz kişiden altı kişiye indirildiğini, kadro daralması yapıldığını, işten çıkarmanın Toplu İş Sözleşmesinin 18. maddesine uygun şekilde gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davalının bir önceki yıla göre artan şekilde zarar etmesi, satışlarının düşmesi davacının çalıştığı bölüme başka eleman alınmamış olması dikkate alındığında verilen fesih kararının geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, market elemanı olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesi, ülkede yaşanan ekonomik krizin devam etmesi ve alınan tedbirlerin yetersiz kalması üzerine gerçekleştirilen organizasyon değişikliği çalışmaları sonucunda istihdam fazlası haline gelmesi nedeniyle feshedilmiştir.
Yargılama sırasında mahkemece bilirkişiye yerinde defter ve kayıtlar incelenerek rapor istenmiş ise de, firma tarafından kayıt ve defterler sunulmadığından yeterli inceleme yapılamamış, ibraz edilmiş olan bilanço ve kar-zarar tablosu ile yetinilmiştir. Bu nedenle alınan bilirkişi raporu fesih nedenine göre uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli değildir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, işletmenin salt zarar ediyor olması fesih için geçerli neden sayılamaz.
Aynı işverenin benzer sebebe dayanarak yaptığı fesihler için açılan ve Dairemize yansıyan dava dosyalarının içerikleri ve alınan bilirkişi raporlarına göre, işveren ekonomik koşulların gerektirdiği organizasyon değişikliğini ve bunun istihdam fazlasına ... açtığını kanıtlayıcı işletmesel karar ve somut deliller getirememiştir. Davalı işverenin ülkede yaygın şekilde hipermarketler zinciri şeklinde pek çok şubesi bulunmaktadır.
Bu şubelere fesih öncesi ve sonrasında çeşitli alanlarda eleman alımları olmuştur. Davacı işçi, özlük dosyasına göre market hizmetinde değişik departmanlarda çalışmış bir elemandır. İşverence belirtilen şekilde istihdam fazlasına ... açan işletmesel karar getirilmediği gibi, ekonomik krizi aşmaya yönelik bariz etkili tedbirler alındığı da kanıtlanamamıştır. Fesih geçerli nedene dayanmadığından işe iade talebinin kabulü gereklidir.
Yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/252, K. 2012/14100, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama