İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/25287 K.2013/14961

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2012/25287Karar2013/14961Tarih20 Haziran 2013Okuma5 dk · 985 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25287 E., 2013/14961 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

985 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı işçi, davalı işverene ait işyerinde, 1993 yılından 10.08.2010 tarihine kadar onaltı yıl boyunca sac kaplama ustası olarak en son aylık 1.500,00 TL maaş ile çalıştığını, davalı işverenin 1997 yılında Memikoğlu İzolasyon Klima İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. adı altında şirketleştiğini, iş sözleşmesini 10.08.2010 tarihinde haklı sebeple feshettiğini, ücretinin zamanında ve tam olarak ödenmediğini, sigorta günlerinin eksik ya da hiç gösterilmediği ve primlerinin davalı işveren tarafından yatırılmadığını, ayrıca kıdem tazminatının dava tarihine kadar ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacının davalı şirkette ilk işe giriş tarihinin 15.03.2000 olduğunu, davacının çalışma süresi boyunca daha yüksek ücret bulduğunda veya teklif geldiğinde işyerinden ayrılıp söz konusu işyerlerinde sigortalı veya sigortasız olarak çalıştığını, daha sonra yeniden işe girdiğini ve iş sözleşmesini feshettiği tarih olan 10.08.2010 tarihine kadar davalı işverene ait işyerinde çalıştığını, davacının işyerindeki çalışmasının sigortaya tam olarak bildirildiğini;

ücretlerinin de işverenin iş yaptığı yerlerden aldığı ödemelere göre ödendiğini, bazen maaşların 1-2 ay önceden ödendiğini, davacının ekonomik kriz sebebi ile maaş ödemelerinde gecikme olduğunu bilerek ve bunu kabul ederek çalıştığını, bu durumun iş sözleşmesinin feshinden önce bir yıla yakın süre devam ettiğini, hakedişlerin düzensiz olarak alınması sebebiyle aylık ücretlerin ödenmesinde düzensizlikler ve gecikmeler olmuşsa da tüm işçilerin ücretlerinin ödendiğini, bu sebeple iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığını,

bu hakkı uzun zamandır kullanılmamış olmasının bu durumu kabulü ettiği anlamına geldiği belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iş sözleşmesinin davacı tarafından feshi gereğini oluşturur işçilik alacaklarının ödenmemesi kapsamında değerlendirilecek bir olgunun şüpheden uzak biçimde ortaya konulamadığı ve davalının taşeron olarak aldığı işler kapsamında dönemsel olarak gerekleşen çalışmalara dayalı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesine uygun fesih iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı Kanun'un 32. maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanunu'nun 14. maddesinin aksine, 4857 sayılı Kanun'da ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir.

Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi kanuni yollardan talep etmesi mümkündür.

1475 sayılı Kanun döneminde, toplu olarak hareket etmemek ve kanun dışı grev kapsamında sayılmamak kaydıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini ifa etmekten, yani çalışmaktan kaçınabileceği kabul edilmekteydi. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesinde de benzer bir düzenleme yer almaktadır. 4857 sayılı Kanun'da ise ücret daha fazla güvence altına alınmış ve işçi ücretinin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiş, toplu bir nitelik kazanması halinde dahi bunun kanun dışı grev sayılamayacağı kurala bağlanmıştır.

Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir.

Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir.

4857 sayılı Kanun'un 24. maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır.

İşçinin ücretinin işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeniyle ödenememiş olmasının sonuca bir etkisi yoktur. İşçinin, ücretinin bir kısmını Kanun'un 33. maddesinde öngörülen ücret garanti fonundan alabilecek olması da işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmaz.

Bireysel veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan aynî yardımların yerine getirilmemesi de (erzak ve kömür yardımı gibi) bu madde kapsamında değerlendirilmeli ve işçinin “haklı fesih” hakkı bulunduğu kabul edilmelidir.

İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da Dairemizin 1475 sayılı Kanun döneminde istikrar kazanmış olan görüşü, 4857 sayılı Kanun'u döneminde de devam etmekte olup, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkânı vardı.

Dosya içeriğine göre davacı işçi ücretinin zamanında ve tam olarak ödenmediği, sigorta günlerinin eksik ya da hiç gösterilmediği ve primlerinin davalı işveren tarafından yatırılmadığı gerekçeleri ile iş sözleşmesini haklı sebeple fehettiğini iddia etmiştir. Davalı işveren ise davacının ekonomik kriz sebebi ile maaş ödemelerinde gecikme olduğunu bilerek ve bunu kabul ederek çalıştığını, bu durumun iş sözleşmesinin feshinden önce bir yıla yakın süre devam ettiğini, hakedişlerin düzensiz olarak alınması sebebiyle aylık ücretlerin ödenmesinde düzensizlikler ve gecikmeler olmuşsa da tüm işçilerin ücretlerinin ödendiğini, bu sebeple iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Somut olayda davacı 10.08.2010 tarihli ihtarname ile maaşların zamanında ödenmemesi, sigorta primlerinin eksik olması ya da hiç ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshetmiştir.

Her ne kadar mahkemece 4857 sayılı Kanun'un 24/II-e maddesine uygun fesih iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının kıdem tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi tarafından davacının Mayıs 2010, Haziran 2010 ile Temmuz 2010 aylarına ilişkin ücretlerinin iş sözleşmesinin fesih tarihi olan 10.08.2010 tarihinden sonra 16.08.2010 tarihinde davacı işçinin hesabına yatırıldığı tespit edilmiştir.

Davacı işçi tarafından iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamında haklı sebeple feshettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken davacı işçinin feshinin haksız olduğunun kabulü ile kıdem tazminatının reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/25287, K. 2013/14961, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/25287
Karar No
2013/14961
Tarih
20 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/25288 K.2013/25852
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/25289 K.2013/27010
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/25289 K.2013/14534
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/25289 K.2013/14962
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/25290 K.2013/14963
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/25290 K.2013/25845

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.