KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25451 E., 2012/25017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalıya ait iş yerinde 15.08.1995 - 18.09.2008 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalı iş verence dayanaksız bahanelerle geçersiz olarak ve kıdem ihbar tazminatları ödenerek sonlandırıldığını, gerçekte ise iş yeri sendika temsilcisi olması nedeni ile iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe iadenin yasal sonuçlarına karar verilmesini, işe başlatmama tazminatının 1 yıllık ücreti tutarında belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının yüksek miktarda kredi alabilmek için gerçeğe aykırı düzenlenen ücret bordrolarına itibar ederek ve Sosyal Güvenlik Kurumundan sorgulama yapmaksızın ve gelir belgelerinin doğruluğunu araştırılmaksızın kredi tespiti yaptığını, yetkisi olmamasına rağmen müşterilerden para tahsil ettiğini , şube güvenlik görevlisi ve hizmetli aracılığı ile vezneden para aldırmak sureti ile banka açısından risk oluşturabilecek davranışlar da bulunduğunu iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek geçerli sebebe dayalı feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini geçerli sebebe dayalı feshetmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan ilk yargılama sonucunda verilen bu karar, davalı tarafça süresi içerisinde temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.10.2010 tarih 2009/28114 E- 2010/ 29062 K sayılı ilamı ile; gerekçeli kararda fesih belgesindeki sebeplerin tartışılmadığı, feshe konu disiplin soruşturma evrakları getirtilerek banka işlemlerinde uzman 3. kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur
Mahkemece bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunarak uyulmasına karar verilmiş ve bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; davacının yaptığı bankacılık işlemlerinin mali sorumluluk yönünden kovuşturulmadığı, yapılan işlemlerin fesih sonucunu doğuracak ağır kusur olarak kabul edilmeyeceği, feshin ağır bir sonuç olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Davalı vekili, davacının 4 adet traktör kredisinin traktörler üzerinde rehin tesis etmeden kullandırmak eylemi nedeni ile düzenlenen 14.04.2006 tarih 29/2 sayılı soruşturma raporu sonucunda davacının yükselmenin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, ancak 20.05.2008 tarih 44/1 sayılı soruşturuma raporu ile,
davacının daha sonra yüksek miktarda kredi alabilmek için gerçeğe aykırı düzenlenen ücret bordrolarına itibar ederek Sosyal Güvenlik Kurumundan sorgulama yapmaksızın ve gelir belgelerinin doğruluğunu araştırılmaksızın kredi tespiti yaptığını, yetkisi olmamasına rağmen müşterilerden para tahsil ettiği ve şube güvenlik görevlisi ve hizmetli aracılığı ile vezneden para aldırdığı hususlarının tespit edildiğini, davacının bu davranışlarının banka açısından risk oluşturabilecek davranışlar olması ve görev paylaşımına uygun hareket etmemesi nedeni ile iş akdinin geçerli sebebe dayalı feshedildiğini ileri sürmüştür .
Hükme esas alınan Bilirkişi heyet raporunda, davacının iş akdinin 20.05.2008 tarih 44/1 sayılı soruşturuma raporuna istinaden sonlandırıldığı bu soruşturma dosyasının dosya içerisinde bulunmadığı belirtilmiştir . Feshe dayanak olarak gösterilen 20.05.2008 tarih 44/1 sayılı soruşturma rapor incelenmeden, bu raporda gösterilen somut eylemlerin genelgelere aykırılığına ilişkin somut bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmuş olması hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/25451, K. 2012/25017, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama