İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/26360 K.2012/24889

Mahkeme, isteğin usülden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2012/26360Karar2012/24889Tarih12 Kasım 2012Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/26360 E., 2012/24889 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, bayram ve genel tatil gündelikleri ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteğin usülden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davalı kurumda 12/09/1997-10/01/2005 tarihleri arasında program yönetmen yardımcısı olarak çalışan davacının iş sözleşmesini davalının 10/01/2005 tahinde geriye dönük olarak 14/12/2004 tarihi itibariyle tek yanlı feshettiğini ve hiç bir tazminat ödemediğini davacının son bir yıl içinde genellikle 09.00-21.00 arası, bir yıldan önceki dönem için saat 09.00-22.00 arasında çalıştığını, çalıştığı tüm süre boyunca haftanın bazı günlerinde ise bu çalışmasının 23.00-24.00'a kadar sürdüğünü, hafta sonları da hafta içi gibi çalıştığını, dini ve milli bayramlarda çalıştığını, yıllık ücretli izin kullanmadığını,

28 günlük ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai, yıllık izin, bayram ve genel tatil ücretleri ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının davalı kurumda muhtelif tarihlerde imzalanan istisna akitleriyle 2954 sayılı TRT Kanunu'nun 50/h maddesi hükmüne istinaden çıkarılan İstisna Sözleşmesi Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının yönetmen yardımcısı olarak çeşitli programlara katılmayı taahhüt ettiğini, 1475 sayılı İş Kanunu'na göre hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırmanın mümkün olmadığını, davacı ile kurum arasındaki hukuki ilişkinin istisna sözleşmesine dayandığını, işçi sayılmayan geçici personel statüsünde,

Sosyal Sigortalar Kurumu ile irtibatlı olarak çalıştırılmasını teminen davacı ile 17/06/2002-31/12/2002 dönemini kapsayacak şekilde 1 yıldan Az Süreli İstihdam Edilecek Kurumun Yapım ve Yayına Yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici İşçi Sözleşmesi akdedildiğini,

İşçi Sayılmayan Geçici Personel Çalıştırılmasına İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesi hükmü gereğince işlediği disiplin suçundan dolayı 2005 yılından itibaren sözleşmelerinin yenilenmediğini ve davalı kurum ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet sözleşmesinin unsurlarını taşımaması nedeniyle dava konusu olan işçilik haklarını talep etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının ikinci dönem olan 17.06.2002-14.12.2004 tarihleri arası, 2954 sayılı yasanın 49. ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan kurumun diğer görevlilerine Yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici Personel Çalıştırılması Yönetmeliği kapsamında sözleşme

yapılarak çalıştırıldığı, sınav sonrası atama tasarrufu ile işe alındığı, ücretinin de yönetmelik hükümleri gereği belirlendiği, davacı ile kurum arasında bu dönemde iş ilişkisi bulunmadığı, işçilik alacaklarında değerlendirme olanağı bulunmadığı gibi statü hukuku nedeni ile uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden mi yoksa istisna sözleşmesinden mi kaynaklandığı yönündedir.

Bilimsel ve yargısal görüşlere göre "zaman" ve "bağımlılık" unsurları hizmet sözleşmesinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir.

İstisna sözleşmesinde, yüklenici, bir sonucu ortaya çıkarma taahhüdünde bulunurken, hizmet sözleşmesi işçinin taahhüdü belirli veya belirsiz bir süre hizmet ifasından ibarettir. Yine istisna sözleşmesinde hukuki bağımlılık unsuru bulunmamaktadır.

Hizmet sözleşmesinde ise işçi, işini işveren veya işveren vekilinin buyruğu (talimatı) ve denetimi altında bağımlı olarak yerine getirmektedir. Hizmet sözleşmesi ile istisna sözleşmesini birbirinden ayırmak için kabul edilen diğer bir kıstasta ekonomik risktir. Hizmet sözleşmesinde ekonomik risk işveren tarafından, istisna akdinde ise yüklenici tarafından karşılanmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi sözleşme kapsamında kaldığını yukarıda ki açıklamalar karşısında değerlendirmek gerekir.

Davalı kurum kendi teşkilat kanunu olan 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 49 ve 50/h maddelerine göre personel çalıştırmaktadır. Davalı kurum bu hükümlere dayanarak 1986 yılında İstisna Sözleşmesi Yönetmeliği, 2001 yılında ise İşçi Sayılmayan Geçici Personel Çalıştırılmasına İlişkin Yönetmeliği çıkarmıştır.

İstisna Sözleşmesi Yönetmeliği ile kurumun, yapım ve yayınlarında kullanılacak belli bir eser veya belli bir sonucun elde edilmesi için sözleşme yapacağı belirtilmiştir.

İşçi Sayılmayan Geçici Personel Çalıştırılmasına İlişkin Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, 1. madde de sürekli kadrolarla yürütülmesi mümkün olmayan ve bir yıldan az süreli işçi çalıştırılmasının amaçlandığı, 5. madde de çalıştırılacak personelin nitelikleri ve alınma koşullarının, 6. madde de ödenecek ücretin sınırlarının saptandığı anlaşılmaktadır. 2954 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki işçi sayılmayan geçici personel çalıştırılması ve buna bağlı olarak çıkarılan yönetmelik hükümleri düzenlemeleri, 657 sayılı Kanun'un 4/C maddesinde belirlenen sözleşmeli personel çalıştırılması düzenlemesi ile paralellik taşımaktadır.

Davalı kurumun bu yönetmelik hükümlerini dikkate alarak 1986 yılından itibaren 2003 yılına kadar istisna sözleşmesi adı altında ihtiyacına göre birçok teknik, sanatçı, programcı personeli birden fazla ve yenilenen sözleşmelerle çalıştırdığı, bu şekilde çalışanların herhangi bir sosyal güvenlik kurumu ile irtibatlandırılmadığı, 2002 yılından itibaren ise işçi sayılmayan geçici personel sözleşmesi ile bu kez Sosyal Sigortalar Kurumu ile irtibatlandırarak aynı kişileri çalıştırdığı anlaşılmaktadır.

Çalışanın bir statüden diğer statüye geçmesi halinde, statü değişikliğinde iradesinin rol alıp almadığı önem taşır. Çalışanın iş ilişkisinden, memuriyete veya sözleşmeli personel yada idari sözleşme ilişkisine kendi iradesi ile geçmesi ve iş ilişkisine kendisinin son vermesi halinde, iş ilişkisi işveren tarafından sonra erdirilmediğinden bu dönem için çalışanın kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanma olanağı bulunmamaktadır. Keza bu şekildeki statü değişikliği işçi açısından haklı fesih nedeni olmadığı için kıdem tazminatı hakkı da doğmayacaktır. Ancak bu tarih itibari ile çalışan, iş sözleşmesi sona erdiğinden kullanmadığı yıllık izinleri var ise yıllık ücretli izin ve iş görme edimi karşılığı ve sözleşme ve yasadan kaynaklanan diğer işçilik alacaklarını talep edebilecektir.

Diğer taraftan 2001 yılında davalı kurumda teftiş yapan Bölge Çalışma Müdürlüğü İş Müfettişliği özellikle İstisna Sözleşmesi Yönetmeliği kapsamında çalıştırılanlarla ilgili olarak;

Davalı kurumun kendi kanununun 50/h maddesindeki ‘kurum Borçlar Kanunu gereğince sözleşmeli personel çalıştırabilir’ yönündeki hükmü istisna akdi olarak değerlendirdiği ve buna göre iş yaptırdığı, eser yapımından hareketle İstisna Sözleşmesi Yönetmeliği çıkartıldığı,

Eser sözleşmesi kapsamında çalıştırılanların çalışması sürekli olmasına rağmen çalıştığı sürelerin sözleşmelerle eksik gösterildiği, çalıştırılanların fiilen yaptıkları iş ile sözleşmedeki işlerin uyuşmadığı, hep aynı kişilerle sürekli eser sözleşmesi yapıldığı, ... ücret ödendiği, zincirleme istisna sözleşmesi yapıldığı, bu şekilde çalıştırılanların ifadelerine başvurulduğunda tümünün kurum işyerinde bulunduğu, eser sözleşmesinde bir eserin ortaya konulması gerektiği halde istisna sözleşmesi yapılarak çalıştırılanların iş isteyen bir işçi adayı gibi kuruma başvurduğu ve uygun görülenlerle sözleşme imzalandığı,

çalışma şartlarının, işe başlayış ve bitiş saatlerinin davalı işveren tarafından belirlendiği, belirli olmayan bir zaman dilimi içinde işveren ait işyerinde işverenin denetim ve gözetimi altında verilen hizmetin bir ücret karşılığında ve ücretin zaman esası üzerinden saptandığı, kurum ile istisna sözleşmesi ile çalıştırılanlar arasında açıkça iş sözleşmesi bulunduğu tespit edilmiş ve bu kapsamda çalıştırılanlar belirlenmiştir.

Haber Dairesi başkanlığında çalışan davacının da bu kapsamda çalıştırıldığı sabittir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı ikinci dönem olan 17.06.2002-14.12.2004 tarihleri arası, normatif dayanak olan 2954 sayılı Kanun'un 49. ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan İşçi Sayılmayan Geçici Personel Çalıştırılması Yönetmeliği kapsamında sözleşme yapılarak çalıştırılmış, sınav sonrası atama tasarrufu ile işe alınmış, ücreti de yönetmelik hükümleri gereği belirlenmiştir. Davacı ile kurum arasında bu dönemde hizmet sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle bu ikinci dönemin işçilik alacaklarında değerlendirme olanağı bulunmadığı gibi statü hukuku nedeni ile uyuşmazlığın İdari Yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.

Davacı ile davalı kurum arasında 17/06/2002-14/12/2004 tarihleri arasındaki dönemde hizmet sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle bu dönemin işçilik alacaklarında değerlendirme imkanı bulunmadığı ve statü hukuku nedeni ile uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine ilişkin mahkemenin kabulü isabetlidir.

Ancak, 12/09/1997-16/06/2002 tarihlerindeki ilk döneme ilişkin dosyaya sunulan sözleşmeler iş sözleşmesi olarak kabul edildiğine göre; mahkemece bu döneme ilişkin olarak dosyaya sunulan ve iş sözleşmesi kabul edilen eser sözleşmelerine göre çalışma süreleri belirlenmeli, son istisna sözleşmesinin bittiği tarih ile idari sözleşme niteliğinde imzalanan işçi sayılmayan geçici personel sözleşmesinin imzalanması arasındaki süre de dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır. Davacının çalışma olgusu konusundaki delilleri değerlendirmeli, davacının hizmet akti kapsamında işçilik alacaklarına esas süresi tam olarak belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/26360, K. 2012/24889, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/26360
Karar No
2012/24889
Tarih
12 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/26360 K.2012/25040
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/26360 K.2012/31763
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/26361 K.2012/27766
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/26361 K.2012/25041
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/26362 K.2012/25042
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/26362 K.2012/29711

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.