KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27008 E., 2012/25802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin görev yönünden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının kıdem tazminatının eksik ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL kıdem tazminatının davacının emekli olduğu tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C. maddesi kapsamında geçici personel olarak istihdam edildiği 29.05.1992-24.12.1998 tarihleri arasında işçi statüsünde olmadığından mevzuat gereği ödeme yapılmadığını ve bu dönemde 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olmadığını, ayrıca davacıyla kurum arasında 4857 sayılı Kanun kapsamında bir iş sözleşmesinin bulunmadığını belirterek mahkemenin görevsizliğine ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 29.05.1992-24.12.1998 tarihleri arasında 657 sayılı Kanun'un 4/C. maddesi kapsamında geçici personel olarak istihdam edildiği, davacıya ödenen kıdem tazminatından bu dönemin hesaplama dışı bırakıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşmenin yapıldığı dönem itibariyle taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunmadığı, davacının nüfus, işyeri sayımı ve benzeri işlerde çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerden olduğu, uyuşmazlığın çözümünde mahkemenin görevli olmadığı, konumu itibariyle uyuşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder" hükmü uyarınca yargı yolu ile görevsizlik kararı sonucu verilen red kararlan, henüz davayı esastan sonuçlandırmadığından davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine de o mahkemece hükmolunmalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323/1-ğ. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine de görevsizlik veya yargı yolu sebebi ile verilen red kararında ayrıca hükmolunamaz.
Mahkemece bu husus gözardı edilerek yargılama giderlerine bu bağlamda davacı aleyhine yargılama gideri yükletilmesi ve davalı yararına da vekalet ücretine takdir edilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27008, K. 2012/25802, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama