KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27464 E., 2013/24180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ücret, fazla mesai, hafta tatili alacaklarına yönelik icra takibi yaptıklarını, davalının borca itiraz ettiğini itirazının iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, itirazın iptaline ve takibine devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna
karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai konusunda hesap yapılırken sadece davacı tanık anlatımları dikkate alınmıştır. Ancak davacı, ... 5. ... Mahkemesinin 2011/51 esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla beyanında işyerinde çalışma düzenin iki gün saat 22.00'ye kadar bir günde saat 15.00-16.00'ya kadar çalışıldığını belirtmiştir. Belirtilen husus ve işyerindeki aşçı sayısı dikkate alınarak davacının fazla mesai ücreti hesaplanması gerekir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin ücretinin kısmen ödenip ödenmediği hususu da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretlerinin tamamı ödenmemiş kabul edilerek hesaplamıştır. Mahkemece bilirkişi raporundaki yoruma dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, davacı, ... 5. ... Mahkemesinin 2011/51 esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla beyanında işverenin 3-4 günde bir 20,00-30,00 TL civarında para verdiğini ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 169 ve devamı maddeleri gereğince davacı isticvap olunarak, işyerinde yevmiyelerin elden ödenip ödenmediği, ödenen kısmın miktarı belirlendikten sonra bakiye ücret alacağı tespiti yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27464, K. 2013/24180, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama