KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27644 E., 2013/23362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalıya ait işyerinde 24/09/2007-28/06/2011 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücret alacaklarının ödenmemesi nedeni ile ... sözleşmesini haklı sebebe dayalı feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hak kazandığı gazla çalışma ücretlerinin ödendiğini bu nedenle işçi tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanmadığı ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki ... sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedene dayalı feshedildiği, davacının fazla çalışma iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi
gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
... sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin hafta içi 5 gün 08.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile Cumartesi günleri ise 08.00-13.00 saatleri arasında ara dinlenmesiz çalıştığı ve haftada 5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de; davacı tanığı ... ... 'ın beyanı ile hafta içi 5 gün gerçekleşen çalışma süresinde günde 1.5 saat ara dinlenme verildiği, diğer davacı tanığı ... 'nin beyanı ile de Cumartesi günleri gerçekleşen çalışma süresinde de 15 Dakika ara dinlenme yapıldığı sabittir.
Bu hususun dikkate alınmaması ve haftalık 5 saatlik fazla çalışma süresi üzerinden hesaplama yapılmış olması eksik incelemeye dayalı ve isabetsizdir. Davacının haftalık çalışma süresinden tanık beyanları ile belirlenmeli ve ara dinlenme saatleri düşülerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27644, K. 2013/23362, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama