KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27970 E., 2013/23310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, geç emeklilikten kaynaklı maddi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı 28.11.1980 ilâ 07.06.1982 tarihleri arasında davalı Türk Ticaret Bankası Genel Müdürlüğünde çalıştığını, ancak davalının sigorta primlerini yatırmadığını, bu nedenle hizmet tespiti davası açtığını ve davanın kabul edilerek kesinleştiğini, davalı sigorta primlerini zamanında yatırsa idi, 28.11.2005 tarihinde emekli olacağını, davalının kusuru nedeniyle 21 ay geç emekli olduğunu ileri sürerek mahrum kaldığı emeklilik gelirinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş ve ayrıca müvekkilinin bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sigorta primlerinin yatırılmaması nedeniyle geç emeklilikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinde bulunan ... 5. ... Mahkemesinin kesinleşen 21.02.2007 tarih ve 2006/709 esas, 2007/76 karar sayılı ilamıyla, davacının, 28.11.1980-07.06.1982 tarihleri arasında, davalı kurumda çalıştığı tespit edilmiştir. Davacı, 06.08.2007 tarihinde emeklilik talebinde bulunmuş ve kendisine 01.09.2007 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
Davacı işçi, her ne kadar primleri zamanında yatırılsaydı 2005 yılında emekli olabileceğini iddia etmiş ise de, 2005 yılı içinde eksik primlerinden söz ederek Sosyal
Sigortalar Kurumuna yaşlılık aylığı tahsisi yönünde müracaatta bulunmamıştır. Yine çalıştığı süre içinde, hatta ... sözleşmesinin sona ermesinin ardından Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurarak sigortasız çalıştırıldığının tespitini de istememiştir. Davacı, sigorta primlerinin zamanında ve tam olarak yatırılmamasına rağmen gerçek durumun tespiti ile gereğinin yapılması yönünde uzun süre kanuni yollara başvurmamış, davalıya ait işyerinden ayrıldıktan sonra başka işyerlerinde çalışmış ve tahsis talebinde de bulunmamıştır.
Davacının, 2005 yılında emekli olabileceğinden bahisle emeklilik aylığı talebinin kanuni dayanağı bulunmadığı gibi, istek varsayıma dayalıdır. Gerçekten, işverence davacının sigorta primlerinin tam olarak yatırılmış olması durumunda dahi, kuruma yaşlılık aylığı tahsisi için hangi tarihte başvuracağı bilinmemektedir.
Başka bir anlatımla, davacının, yaşlılık aylığı için prim ödeme gün sayısının dolduğu gün, ilgili kuruma emeklilik için başvuracağı varsayımına dayalı olarak tazminat talebinde bulunulması mümkün değildir. Kaldı ki, davacının, belirtilen tarihte emekliye ayrılması, işyerinden fiilen ayrılmasını gerektirdiğinden, fiilen çalışmaya devam ederek ücret alması nedeniyle bir zarardan da söz edilemez.
Mahkemece, anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27970, K. 2013/23310, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama