KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28527 E., 2013/25541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, prim ve sosyal yardım alacağı ile hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin ... sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, prim ve sosyal yardımlar alacağının davalıdan ödetilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili; davada taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı ... Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda, tanık beyanlarından davacının haftada altı saat fazla mesai yaptığı, toplu bordroların hiçbirinde fazla çalışma adı altında bir ödemeye rastlanmadığı, ancak bordroların tümünde bir açıklama yapılmaksızın "ek kazanç" başlığı adı altında değişen miktarlarda ödemeler yapıldığının görüldüğü, bu ödemelerin davacının hangi kazancına karşılık olduğunun belirtilmediği, davacı tanıklarının açık beyanları karşısında, davalılarca fazla mesai ücretlerinin ödendiğinin net delillerle ispatlanması gerektiği değerlendirilerek, fazla mesai alacağı tespit edilmiş, mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda alacak hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, bordrolarda gözüken "ek kazanç" başlığı adı altında yapılan ödemelerin hangi alacağa istinaden ödendiği taraflardan sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre de; mahkemece, bilirkişi tarafından brüt hesaplanan fazla mesai alacağından % 30 indirim yapıldıktan sonra ortaya çıkan miktar yine brüt üzerinden hüküm altına alınması gerekirken net olarak hüküm altına alınmış olup, reddedilen alacak miktarı ayrıca belirtilmiş ise de, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28527, K. 2013/25541, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama