KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28603 E., 2013/25585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin ... sözleşmesini 4857 sayılı ... Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca kullandırılması gerekli süt izninin eksik kullandırılması sebebiyle haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya süt izninin eksiksiz kullandırıldığını, feshin haksız olduğunu, fazla çalışma ücreti alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ... sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının ... sözleşmesini feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda, ... sözleşmesi davacı tarafça 11.02.2010 tarihli yazılı fesih bildirimi ile 4857 sayılı ... Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca bir buçuk saat olarak kullandırılması gerekli süt izninin bir saat olarak kullandırıldığı gerekçesi gösterilerek feshedilmiştir.
Dosyaya sunulan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Çalışma Müdürlüğü'nün 12.01.2010 tarihli yazısında, işverene davacının süt izninin bir buçuk saat olarak kullandırılması yönünde bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince, bu bildirime dayanak olarak işyerinde ... müfettişlerince herhangi bir incelemenin yapılmadığı, yazının hatırlatma niteliğinde olduğu, puantaj kayıtlarına göre de davacının süt izninin kanunda düzenlendiği şekilde bir buçuk saat olarak kullandırıldığının sabit olduğu savunulmuştur.
Davacı şahitlerince, işyerine giriş ve çıkışlarda kartlı sistem uygulamasının bulunduğu beyan edilmiş olup, davalı işverence de dosyaya, 01.07.2009-06.01.2010 tarihleri arasındaki, işe giriş ve çıkış saatlerini gösterir kartlı sistem raporları sunulmuştur. Bu belgelerde, davacının normal şartlarda günlük çalışma süresinin 08:00-18:00 saatleri arasında belirlendiği, son dönemde genel olarak işten çıkış saatinin 16:30 şeklinde kayıtlı olduğu görülmektedir. Davacı vekilince ise bu puantaj kayıtlarının işverence tek taraflı olarak hazırlandığı belirtilerek itiraz edilmiştir.
Diğer taraftan 06.01.2010 ile davacının ... sözleşmesini feshettiği tarih olan 11.02.2010 tarihleri arasında ise herhangi bir işyeri kaydı sunulmamıştır. Davalı vekilince, davacının 22.01.2010-10.02.2010 tarihleri arasında sağlık raporu sunarak işe devam etmediği belirtilmiş ise de, işyeri kayıtları arasında sağlık raporu da bulunmamaktadır.
Mahkemece, ... sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığı kabul edilerek kıdem tazminatı alacağına hükmedilmiş ise de, dava yeterli derecede aydınlatılmamıştır. Anılan sebeple, öncelikle Bölge Çalışma Müdürlüğü'nün işverene yapılan 12.01.2010 tarihli bildirimine esas rapor, tutanak ve ekleri eksiksiz şekilde celp edilerek incelenmelidir. Dosyada bulunmayan 06.01.2010-11.02.2010 tarihleri arasındaki davacının işe giriş ve çıkış saatlerini gösterir kartlı sistem kayıtları ile bu tarihler arasında varsa davacının raporlu olduğu günlere ilişkin sağlık raporları işverenden istenilmeli, celp edilecek belgelere karşı davacı taraftan beyanları sorulmalıdır.
Belirtilen yönlerden araştırma yapıldıktan sonra, 06.01.2010-11.02.2010 tarihleri arasındaki kayıtların sunulması halinde, davacıya süt izninin kullandırılıp kullandırılmadığı yönünden öncelikle kartlı sistem kayıtları davacı vekilinin itirazları da nazara alınarak bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, işyerine giriş ve çıkışların kayıt altına alındığı sistemin işleyişinde usulsüzlük bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Bu kayıtlara itibar edilemeyeceği sonucuna varılması halinde ise şahit beyanları tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilerek, davacının ... sözleşmesini feshinde haklı olup olmadığı hususunda bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28603, K. 2013/25585, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama