KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28687 E., 2013/26541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirir sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında davacının aldığı ücret miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu’nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
... sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. ... sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında ... sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. ... sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir.
4857 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı ... sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma şartlarını, temel ücret ve varsa
eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanun’un 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır.
Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, ... sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmede davacının ücretinin 400 dolar olduğu belirtilmiştir. Dosyadaki mevcut işveren belgelerinde davacının aylık ücretinin asgari ücret üzerinden tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Davacının dinlettiği tanıklar davacının 3000 Dolar ücret aldığını bildirmişlerdir. Davacının peyzaj teknikeri olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış, teknikerler birliği cevabı yazısında kıdem yıllına göre göre ücreti belirtmiş, 5-10 yıllık kıdemi olan peyzaj teknikerinin arazide çalışması halinde 1800-2000 Dolar ücret alabileceğini belirtilmiş, ... Ticaret Odası ise yıllara göre kıdemi belirtmeden peyzaj teknikerinin 2009 yılı için 1.680,00 TL ücret alabileceğini mahkemeye bildirmiştir.
Banka ekstrelerinde davacının hesabına 2008 Aralık ayında 2900 Dolar, Kasım 2008 ayında 2085 dolar, 2008 Ekim ayında 2950 dolar, 2009 Mart ayında 3000 dolar, Nisan 2009 ayında 2800 dolar, Haziran 2009 ayında 2330 dolar, Eylül 2009 ayında 2656 dolar, Aralık 2009 ayında 2765 ve 2800 dolar yatırıldığı görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu her ay farklı miktarlarda yatırılan ücreti maktu ücret kabul ederek davacının fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta sonu ücretinin ödendiği kabul edilip bu kalemlerden alacağı bulunmadığını tespit etmiştir. Bu durumda davacının son aylık ücretinin 3000 dolar olduğunun tespiti dayanaksız kalmaktadır.
Ücrete ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının aldığı ücret miktarı 2000 dolar olduğu kabul edilerek kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve yılık izin ücreti alacağın hesaplanması gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28687, K. 2013/26541, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama