KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28949 E., 2013/26691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, kötüniyet tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
ARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin ... sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... sözleşmesini feshettiğini, kendisine kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, sair ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin fazla çalışma süresinin belirlenmesi ve ıslaha karşı zamanaşımı savunmasının nazara alınıp alınmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden, davacının davalıya ait işyerinde sekizer saatlik üçlü vardiya çalışma düzeninde, bir hafta haftanın altı günü, takip eden hafta haftanın yedi günü çalıştığı; buna ilaveten her hafta bir gün kendi vardiyası haricinde bir
vardiya daha çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının bu çalışma düzeninde, ara dinlenme sürelerinin düşümü sonrasında, altı gün çalışılan haftada, haftalık çalışma süresi kırkdokuz saat olup haftalık dört saat fazla çalışması bulunmaktadır. Takip eden hafta ise, hafta tatili günü çalışması, hafta tatili ücreti hesaplamasında nazara alınmakla, fazla çalışma süresinin tespitinde mükerrer şekilde hesaplamaya dahil edilemeyeceğinden bu haftada da fazla çalışması dört saattir. Anılan sebeple davacının haftalık dört saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde haftalık oniki saat üzerinden hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
3-Davalı vekilince, süresinde ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmüş olup, düzenlenen ek bilirkişi raporunda, ıslaha karşı zamanaşımı def'inden, kök raporda hesaplanan fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının etkilendiği belirlenerek yeniden hesaplama yapılmış ve fakat rapor sonuç kısmında sehven kök raporda belirtilen miktarlar yeniden yazılmıştır. Mahkemece de, gerekçeli karar içeriğinde ıslaha karşı zamanaşımı def'inin nazara alındığı belirtilmiş ise de, ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtili rakamlar esas alınarak aynı hata hükme taşınmıştır. Böylece sonuç olarak, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları yönünden ıslaha karşı zamanaşımı savunmasının nazara alınmamış olması da hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28949, K. 2013/26691, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama