KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/29034 E., 2013/26700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin ... sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifa yoluyla ... sözleşmesini feshettiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, hak kazanıp da ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, taraf tanıkları beyanlarının birlikte değerlendirilmesiyle, işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu da nazara alındığında, davacı işçinin haftanın altı günü 06:30-16:30 saatleri arasında bir saat ara dinlenmeyle çalıştığı, bu çalışma düzenine göre haftalık dokuz saat fazla çalışmasının bulunduğunun kabulü dosya kapsamına uygun düşecektir. Anılan sebeple, davacının haftalık dokuz saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmalı; şimdiki gibi hakkaniyet indirimi uygulanmasıyla taleple de bağlı kalınarak alacak hüküm altına alınmalıdır. Yazılı gerekçeyle, davacının haftalık onsekiz saat fazla çalışma yaptığının kabulü hatalıdır.
3-Kabule göre de, hüküm altına alınan alacak miktarı toplamı 4.543,50 TL olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/1. maddesi uyarınca davacı lehine, 4.543,50 TL'nin % 12'sine tekabül eden 545,22 TL tutarında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde, 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29034, K. 2013/26700, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama