KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/29174 E., 2013/26612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı, boşta geçen süre ücreti, fazla mesai, yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine ve senet iptaline karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, kesinleşen işe iade kararı üzerine süresi içerisinde işverene başvuruda bulunmasına rağmen işe iade edilmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı işveren davacı işçinin işe iade başvurusu üzerine yasal süre içerisinde işe davet edildiğini, ancak davacının işe başlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının süresi içinde işverene başvurduğu, ancak işveren tarafından işe başlatılmadığı gerekçesi ile davacının isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında hesaplamalara esas alınan aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde aylık brüt 837,39 TL ücretle çalıştığını bildirmiştir.
İşçinin aylık brüt ücretin 837,39 TL olduğu bilirkişinin ilk raporunda da kabul edilmiş ve davacı bu hususa itiraz etmemiştir.
Ancak ilk raporda hizmet süresinin hatalı belirlenmesi nedeni ile düzenlenen ve hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, aylık ücret miktarının 1.169,85 TL olduğu kabul edilmesi taleple bağlılık ilkesine aykırı ve isabetsizdir. Eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık noktasını ise, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu oluşturmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, davacının el yazısı ile düzenlediği l2.08.2006 tarihli dilekçesi ile 1 hafta yıllık izin talep ettiği görülmektedir. Ayrıca davalı 31.07.2007 tarihli görev değişikliğine ilişkin düzenlediği ihbarname içeriğinde, işçiye tebliğ tarihinden itibaren 7 gün ücretli izin kullandırıldığını belirtmiştir. Davacı isticvap edilerek bu belgelerde belirtilen tarihlerde yıllık izin kullanıp kullanmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
4-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı da uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesce bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davalı, işyerinde tıbbi satış temsilcisi olarak çalışan işçinin maaş + prim sistemi ile çalıştığı ileri sürmektedir. Yerel mahkemece prim esası ile çalışılıp çalışılmadığı araştırılmamış ve davacının işveren tarafından belirlenen bir program dahilinde hizmet verip vermediği hususunda da tanıklarının beyanları ayrıntılı tespit edilmemiştir.
Öncelikle, ... yerinde prim uygulamasının satış miktarı ile orantılı prim uygulaması bulunup bulunmadığı ve davacının İşverence belirlenmiş bir çalışma programına göre çalıştırılıp çalıştırılmadığı belirlenmeli, var ise davacının günlük, haftalık varsa aylık çalışma programı getirtilerek gerekirse konunun uzmanı bir bilirkişiden haftalık 45 saati aşan çalışmaların olup olamayacağı değerlendirilmeli ve yapılan prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı da araştırılmalıdır.
Bu hususun dikkate alınmaması ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29174, K. 2013/26612, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama