KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/29487 E., 2013/31008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ile ulusal ... genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili davacının, davalı bakanlığa ait işyerinde alt işverenlerin işçisi olarak 01.07.2005-30.07.2010 tarihleri arasında yardımcı temizlik hizmetlisi olarak çalıştığını, net maaşının 930,00 TL olduğunu, emekli olarak işyerinden ayrıldığını, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, 17.05.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır.
Davalı ... vekili, husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, hastanede normalde fazla mesai yaptırılmadığını, nöbet usulü çalışma yaptırılması halinde 16 saatlik nöbet sonrasında 2 gün nöbet izni kullandırıldığını, nöbet izninin kalması halinde sonraki ayda denkleştirildiğini yada ücret bordrosunda fazla mesai veya ek ödeme adı altında ödendiğini, alacak nöbet izninin aylık 10 saati geçmeyeceğini, fazla mesai ve yol ücreti ilavesi ile brüt 931,06 TL ücretinin olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket duruşmalara katılmamış, davaya karşı beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının 01.09.2005-30.07.2010 tarihleri arasında davalı bakalığa ait işyerinde davalı şirketin işçisi olarak çalıştığı, emeklilik sebebiyle işten çıktığı, kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, genel tatillerde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı ... Bakanlık temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal ... genel tatil ücreti alacağı olup olmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, mahkemece şahit beyanlarına göre, davacının, haftada 3 gün 15:30-07:30 saatleri arasında 16 saat çalıştığı, çalışma saatleri gece olduğu için günlük 3, haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ve dosyaya sunulan çalışma çizelgelerinde davacının imzası olmadığından bu çizelgelere itibar edilmemiştir. Çalışma çizelgelerinde davacının imzası yok ise de, çalışılan işyerinin kamu işyeri olduğu ortadadır.
Bu durumda çalışma çizelgelerinin aksinin şahit beyanları ile ispatlanamayacağı gözetilmeden, çalışma çizelgesi sunulan dönemlerle ilgili çizelgelere göre hesap yapılması, diğer dönemler içinde şahit beyanlarına göre şimdiki gibi hesap yapılarak, davacının temyizinin olmadığı da dikkate alınarak hükmedilen tutarı aşmamak kaydıyla, fazla çalışma ücreti alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken hatalı yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, şahit beyanlarına göre davacının, ... Bayramında iki gün, ... Bayramında 1,5 gün ve Cumhuriyet bayramı ile diğer genel tatillerdede çalıştığı kabul edilmiş ise de, davacının ulusal ... ve genel tatillerde nöbetçi olduğu sürelerde çalıştığının şahitlerce beyan edildiği, ancak hangi tarihlerde nöbetçi kaldığı hususunda açıklayıcı bilgi sunulmadığı anlaşılmış olup, buna göre, dosyaya sunulan çalışma çizelgelerinde çalışılan tatil günlerinde çalışma olduğu kabul edilerek, diğer sürelerde çalışıldığının işçi tarafından ispatlanamadığından reddedilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Kabule göre de, davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu gözetilmeden, harç giderlerinden de sorumluluğuna karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29487, K. 2013/31008, 30 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama