KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/29947 E., 2013/28089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/10/2012
- Numarası
- 2010/623-2012/597
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetlimesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait otel işyerinde özel villa sorumlusu olarak 08.04.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 15.10.2010 tarihinde işveren tarafından kötü niyetle feshedildiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 1.500,00 TL kıdem tazminatı, 500,00 TL ihbar tazminatının yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili akdin haklı nedenle feshedildiğini, davacının sorumlu olduğu bölgeye müşteri siparişi gibi kahvaltı sipariş ettiğini durumun anlaşılmaması için sahte belge düzenlendiğini, durumun anlaşılması üzerine zımnen fiilini kabul ettiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın davacının sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ispatlayamadığı böylelikle davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının müşteri adına sipariş fişi düzenleyerek kahvaltı aldığı dosya kapsamında sabittir. Davacı da olaydan sonra alınan savunmasında ikrar etmiştir. Davacı yasak olduğu halde sipariş fişi düzenleyerek ana mutfaktan müşteri adına kahvaltı almıştır. Davacı böylelikle davalının güvenini kötüye kullanmakta, bu davranışı doğruluk ve bağlılık borcuna aykırılık teşkil etmekte olup davalı işverene hizmet sözleşmesini haklı sebeple fesih hakkı vermektedir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY
Yerel mahkeme kararının yöntem ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece çalışma gün ve sürelerine ilişkin yeterli ve somut araştırma yapılmadığı, soyut ifadelere dayanılarak karar verilmesinin isabetli olmadığı farklı gerekçesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.05.12.2013
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29947, K. 2013/28089, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama