KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/30186 E., 2013/28818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, sigorta tescilinin yapılmaması ve ücret alacaklarının ödenmemesi sebepleriyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ise ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, aylık ücret ve ders ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirkete ait işyerinde çalıştığını, diğer müvekkilleri aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının haklı neden olmadan iş sözleşmesini feshettiğini, kıdem tazminatı alacağına hak kazanmadığını, davacıya sabit ücretin yanında ders ücreti ödenmesi yönünde bir anlaşma olmadığını, sair ödenmemiş aylık ücret alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirket yönünden davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı gerçek kişiler yönünden ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının iş sözleşmesini feshettiği tarih, davacıya sabit ücretinin yanında ders ücreti ödenmesinin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı ve vekalet ücreti noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesinde iş sözleşmesinin 09.11.2010 tarihinde feshedildiği iddia edilmiş; 17.03.2011 havale tarihli dilekçesinde ise, iş yerinden ayrıldığını 05.11.2010 tarihinde Emniyet Müdürlüğü'ne bildirdiğini, ancak sehven kuruma verilen dilekçenin tarih kısmında 05.10.2010 tarihinin yazılmış olduğunu, evrak üzerindeki yetkili kaşesinden anlaşılacağı üzere gerçek tarihin 05.11.2010 tarihi olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin 09.11.2010 tarihinde sona erdiği kabul edilerek, hesaplamalara esas çalışma süresi belirlenmiştir. Ne var ki, dosyaya sunulan noter vasıtasıyla gönderilen fesih bildiriminin keşide tarihi 09.11.2010 ise de, davacının da kabulünde olduğu üzere, fiili çalışmanın sonlanma tarihi bu tarihten öncedir.
Davacının davalıya ait özel güvenlik eğitimi faaliyetinde bulunulan işyerinde yönetici ve eğitmen olarak görev yaptığı sabit olup, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair yönetmelikte, işyerinde çalışan yöneticilerde meydana gelecek değişikliklerin ilgili resmi kuruma bildirileceği düzenlenmiştir. Keza, davacı da anılan mevzuat hükümleri uyarınca, iş sözleşmesinin sonlanması akabinde ilgili birime durumu bildirdiğini beyan etmiştir. Anılan nedenle, Emniyet Müdürlüğü'nün ilgili biriminden, davacının çalışmasını sonlandırdığı tarih hakkındaki bilgi ve belgeler istenilerek incelenmeli, fiili çalışmanın sonlandığı tarih tespit edilmelidir. Yazılı şekilde, çalışmanın 09.11.2010 tarihinde sona erdiğinin kabulü hatalıdır.
3-Taraflar arasında, davacının aylık sabit ücretinin net 1.500,00 TL olduğu hususu uyuşmazlık dışıdır. Davacı taraf, sabit ücret yanında ders ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını iddia etmiş, davalı işveren vekili ise davacının sadece sabit ücretle çalıştığını savunulmuştur. Mahkemece, dinlenen davacı tanığı beyanına itibarla, talep gibi davacının 7.300,00 TL tutarında ders ücretinin ödenmediği kabul edilerek, alacak hüküm altına alınmıştır.
Öncelikle, sabit ücret yanında ayrıca ders ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığının, ders ücreti miktarının ve verilen ders sayısının ispatı yükü davacı işçi üzerindedir.
İşyerinde bir dönem şöfor olarak çalıştığını beyan eden davacı tanığının, davacının ders başı ücret aldığı yönündeki beyanına soyut olması ve denetlenebilir olmaması sebebiyle itibar edilemez. Dava dilekçesi ekinde sunulan bir kısım hesaplamalar içeren çizelgeler ise davacı asil imzalı olup, tek taraflı düzenlenmiştir. Öte yandan, davacı delil listesinde şirketin muhasebe kayıtları da dayanmış olup, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.
Anılan nedenlerle, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere karşı, davalı işveren vekilinin beyanları sorulmalıdır. Emniyet Müdürlüğü ilgili biriminden, uyuşmazlığa konu dönemde, işyerinde verilen eğitime ilişkin işverence bildirilen programlar ve sair bilgi ve belgeler dosyaya celp edilmelidir. Ardından bilirkişi marifetiyle, işyerinde işyeri kayıtları ve özellikle muhasebe kayıtları incelenmelidir. Yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde, davacıya sabit ücret yanında ders ücreti ödemesi yapılması uygulaması bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, bu şekilde bir ödeme varsa ders başı ücretinin miktarı ve girilen ders sayısı da belirlenerek yapılacak değerlendirme sonucunda anılan ücret alacağı hakkında bir karar verilmelidir.
4-Kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/30186, K. 2013/28818, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama