KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/30271 E., 2013/28516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 22.08.2007 tarihinden 13.11.2009 tarihine kadar davalı şirkette çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve ihtarname ile alacaklarını talep ettiğini ancak ödenmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ... günleri çalışmasından ... alacaklarının mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı işçinin haklı sebep olmaksızın kendi isteği ile işten ayrıldığını kıdem tazminatına hak kazanmadığını, dava dilekçesinde belirtilen süre kadar fazla mesai yapıldığı iddiasının hayatın doğal akışına aykırı olduğunu açıklayarak davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu kıdem tazminatı, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının imzasını taşıyan bordrolarda fazla çalışma tahakkuku görülmektedir. Davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeden imzalanan bordroların ait olduğu aylar dışlanmak suretiyle fazla mesai alacağının hesaplanmamış olması hatalıdır. 3-Genel tatil alacağına ilişkin davacının talebi kısmen reddedildiği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/30271, K. 2013/28516, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama