KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/30274 E., 2013/28518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, Tıp Merkezi olarak faaliyet gösteren kurumda davalının genel cerrahi uzman olarak görev yaptığını, davalı ile bir yıllık sözleşmeleri olduğunu, davalının yapılan sözleşmeye uymadığını, 'işçi işverenle karşılıklı anlaşma yoluna gitmeyip haklı bir nedene dayanmaksızın süresinden önce sözleşmeyi fesih ederse, haklı bir nedene dayansa dahi bir ay öncesinden fesih edeceğini iş verene bildirmezse ödemeyi taahhüt ettiği üç aylık ücreti toplamı tazminatı talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin ücretini zamanında ödememesi ve müvekkilinin sağlık durumunun bozulması sonucu evinin bulunduğu Bartın ilinden işyerinin bulunduğu Devrek ilçesine hergün gidiş-geliş yapamayacak halde olduğu gerekçesi ile haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin feshi davacıya bir ay önceden sözlü olarak bildirdiğini, müvekkilinin İzmir ilinde sağlık durumuna uygun bir iş bulduğu için burada çalışmasını sürdürdüğünü savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı işveren ile davalının 29.12.2008 tarihinde belirli süreli (bir yıllık) iş sözleşmesi imzaladıkları, her iki tarafın ortak irade beyanı ile sözleşmenin kurulduğu, davalının 20.04.2009 tarihinde sözleşmede belirtilen süre dolmadan kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı, sözleşmenin ilgili maddesi gereğince davalı işçi tarafından iş sözleşmesi haklı bir neden olmadan fesih edildiğinden maddede belirtilen 3 aylık ücret toplamı olan cezai şartın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinde yer alan cezai şart düzenlemesinin geçerliliği hususu uyuşmazlık konusudur.
Cezai şart mevzuatımızda Borçlar Kanunda düzenlenmiş olup, İş Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir. Belirsiz süreli sözleşmelerde cezai şart konulamayacağı yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla gerek belirli gerekse belirsiz iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, belirli süreli olduğu iddia edilen iş sözleşmesinin süresinden önce feshi koşuluna bağlı cezai şartın sonuç doğurabilmesi için, öncelikle taraflar
arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığının tespiti gerekir. Dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki 29.12.2008 tarihli iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesindeki düzenleme karşısında belirsiz süreli nitelikte olduğu kabul edilmelidir. Davacının özelliklerine ve yaptığı işin niteliğine göre belirli süreli sözleşme yapılmasını gerektiren objektif koşullar bulunmamaktadır.
Bu durumda iş sözleşmesinin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli olduğunun kabulü gerekir. İş sözleşmesi süre yönünden geçerli olmadığına göre, belirli süreye uyulması amacıyla öngörülmüş olan tazminat (cezai şart) koşulu da geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece cezai şart alacağına yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/30274, K. 2013/28518, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama