KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/3542 E., 2012/24258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalı işverence iş akdinin haksız olarak feshedildiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili; iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ve davacının davalı işeverende herhangi bir alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı işeveren tarafından haklı feshin ispalanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı vekili davacının 1300,00 TL ücretle çalıştığını iddia ederken, davalı vekili davacının asgari ücret aldığını ileri sürmüştür. Davalı tarafça sunulan 2008 yılına ait bir kısım ücret bordrolarında ücretin asgari ücret olarak gösterildiği, davacı vekilince delil olarak sunulan 05.02.2008 tarihli işveren tarafından düzenlenen belgede ise davacının ücretrinin 1300,00 TL olarak belirtildiği görülmüştür.
Davacı tanığı.... davacının 1000,00 TL ücret aldığını, davalı tanığı ..... ... ise (ki davacının çalıştığı dönemde genel müdür olduğunu beyan etmiştir) çalışanların 650,00 TL – 100,00 TL arasında değişen ücretler aldıklarını ifade etmişleridir. Tüm tespitler karşısında ve özellikle yukarıda adı geçen davalı tanığının ifadesi ile işverence düzenlenen ücrete dair belge karşısında davacının asgari ücretin üzerinde ücret aldığı ve bordroların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmak ve sonuca göre bilirkişiden talebe konu alacak kalemlerinin hesaplanmasını istemek olmalı iken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/3542, K. 2012/24258, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama