KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/3737 E., 2012/25444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde soğuk mezeci-aşçı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverenlikçe haklı bir sebebe dayanmaksızın 23.11.2009 tarihinde feshedildiğini, ekonomik durum düşünüldüğünde davacının işi terk etmesinin söz konusu olmadığını, genel tatil günlerinde çalıştırıldığını ancak karşılığının verilmediğini belirterek müvekkilinin kıdem-ihbar tazminatları ile genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedilmediğini, 04.12.2009 tarihinden sonra makul bir sebep belirtmeksizin davacının işe gelmediğini, işe gelmesi konusunda kendisine ihtarname gönderildiğini, işe dön çağrısı yapıldığını, davacı işçinin işe dönmemesi üzerine de noterden keşide edilen ihtarname ile devamsızlık sebebi ile 21.12.2009 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığını, başkaca alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat sorumluluğu altında bulunan davalı işverenin bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, işverence yapılan feshin haklı sebebe dayanmadığı, davacının genel tatil günlerinde çalıştığının tanık anlatımları ile kanıtlandığı gerekçesiyle alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve hangi tarafça sözleşmenin sona erdirildiği hususu uyuşmazlık konusu olup, kıdem-ihbar tazminatı isteklerinin kabulü veya reddi bu hususun aydınlatılmasına bağlıdır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının sözleşmenin ne şekilde son bulduğu hususunda bilgilerinin sadece davacıdan duymaya yönelik bulunduğu, görgüye dayalı bir malumatları olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı tanıkları ise, işçinin daha iyi bir iş bulduğunu, ayrılma ve tazminatlarını alma isteğini kendilerine ilettiğini, olumlu yaklaşılmayınca işe gelmemeye başladığını beyan etmiştir. Davalı, iş sözleşmesinin mazeretsiz devamsızlık sebebiyle haklı feshedildiğini savunarak fesih bildirimi ve öncesinde işçiyi işe davet içeren ihtarname sunmuştur.
Mahkemece ... hizmet döküm cetvelinin fesihten sonraki kayıtları ve dayanak evrakları getirtilerek, davacının savunulduğu gibi bir başka işyerinde işe başlayıp başlamadığı, başlamışsa tarihinin feshe yakın olup olmadığı değerlendirmeye tabi tutularak, kıdem ihbar tazminatlarına hak kazanılıp kazanılmadığı hususunda bir karar verilmelidir.
2-Uyuşmazlık konusu olan diğer husus, işçinin genel tatillerde çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacağın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Somut olayda, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre alacak hüküm altına alınmıştır. Oysa davalı işveren tarafından dosyaya işçinin imzalarını içerir puantaj kayıtları, imzasız bordrolar ve banka ekstreleri sunulmuştur. Bu belgeler hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda değerlendirilmeksizin sadece tanık anlatımları ile hesaplamalar gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu belgelerin bir çoğunda işçinin imzası sebebiyle genel tatil günleri çalıştığı anlaşılmaktadır, bu günler için bordrolara tahakkuk da koyulmuştur. Mahkemece ek rapor aldırılmak suretiyle, puantaj kayıtları ve bordrolardaki tahakkuklar karşılaştırılmalı, bu miktarların banka kayıtlarından da ödenip ödenmediği tespit edilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile alacağın hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/3737, K. 2012/25444, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama