KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/3767 E., 2012/23757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, genel tatil ücreti alacağı ve fazla mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacı işçi tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram, genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, tazminat ve ücret alacaklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı ve ücret alacağından davalı işverence avans olarak ödenen meblağların mahsubu noktalarında toplanmaktadır.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Dairemizce son yıllarda, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, tanık beyanları esas alınarak, davacı işçinin dini bayramlar ve yılbaşı dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının kabulüyle, bu günlere ait ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Davalı işverence dosyaya sunulan, davacı işçinin imzasını taşıyan dönemlere ait puantaj cetvelleri ise nazara alınmamıştır. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı hususunda, davacının imzasını taşıyan dönemlerle sınırlı olarak yazılı delil niteliğindeki puantaj kayıtlarının değerlendirilmemiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı işverence, avans ödemesi mahiyetinde, 17.07.2010 tarihinde 100,00 TL, 30.07.2010 tarihinde 100,00 TL, 07.09.2010 tarihinde 200,00 TL, 13.11.2010 tarihinde 140,00 TL ödeme yapıldığına dair makbuzlar sunularak mahsup talebinde bulunulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 17.07.2010 tarihli 100,00 TL, 30.07.2010 tarihli 100,00 TL avans ödemeleri, Haziran 2010 ayına ait ücret alacağından mahsup edilmiştir.
07.09.2010 tarihli 200 TL, 13.11.2010 tarihli 140,00 TL tutarındaki avans ödemeleri ise rapor içeriğiyle çelişkiye düşülerek, ödenmeyen ücret alacaklarından mahsup edilmemiştir. Davacı tarafından alındığı anlaşılan 07.09.2010 tarihli 200,00 TL ve 13.11.2010 tarihli 140,00 TL tutarlarındaki avanslara ilişkin davalı işverenin mahsup talebinin dikkate alınmamış olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/3767, K. 2012/23757, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama