KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/3957 E., 2012/25446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yakıt ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde tır şoförü olarak çalıştığını, aylık asgari ücret ile sefer başına 700 avro ücret aldığını, asgari ücret kısmının bankaya yatırılıp bakliyesinin elden ödendiğini, 2010 Ağustos ayında işten çıkartıldığını, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, iş müfettişliği raporunda uzun yol şoförlerinin haftada 60 saat fazla mesai yaptığının kabul edildiğini belirterek müvekkilinin kıdem-ihbar tazminatları yanında yıllık izin, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve diğer işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işe gelmemesi, üzerinde bulunan iş avansını kapatmaya yanaşmaması, yakıt hesabını verememesi ve şirkete olan borçlarını ... edememesi sebebiyle haklı olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, başkaca bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı sebep feshedildiği değerlendirilerek, delil durumuna ve bilirkişi raporuna göre alacaklar kısmen hüküm altına alınmıştır.
Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir.
İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, bilirkişi raporunda söz konusu alacakların davacının yurtdışına çıkışlarını ve ülkeye dönüşlerini gösteren listeye göre değerlendirildiğinden bahisle hesaplama yapılmıştır. Uygulamada yurtdışına sefer yapan tır şoförlerinin çalıştıkları süreler işverenleri tarafından takometre kaydı yanında diğer elektronik aletlerle takip edilmekte ve kayıt altına alınmaktadır.
Mahkemece işverene yazılarak, uyuşmazlık konusu dönemde davacının kullandığı araç ya da araçlara ait belirtilen takip cihazı kayıtlarını ibraz etmesi istenmeli, bu hususta 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 220. maddesinde yer alan düzenlemeler uygulanmalıdır. Diğer taraftan emniyet müdürlüğü pasaport şubesinden davacının yurt dışına giriş çıkış tarihleri sorulmalıdır.
Bu belgelerin dosya arasına alınmasının ardından dosya nakliye işleri ve uzun yol şoför alacakları hesabında uzman bilirkişiye tevdi edilmeli, diğer delillerle birlikte söz konusu alacaklar bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/3957, K. 2012/25446, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama