KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5228 E., 2012/24858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde döşeme montaj operatörü olarak çalıştığını, fazla mesailerden birine özel sebeplerden dolayı kalamayacağını beyan edince işine son verildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili , davacının işten kendisinin ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur
Mahkemece, davacının kendisinden alınacak yazılı onay belgesi olmaksızın fazla mesaiye zorlanamayacağından dolayı davacı açısından iş sözleşmesinin sonlandırılmasında haklı neden görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında olan uyuşmazlık davacı işçinin fazla mesai çalışmalarına ilişin ücretlerinin ödenip ödenmediği yönlerine ilişkindir.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai konusunda hesap yapılırken davacı tanık anlatımlarına göre hesaplama yapılmış, davacının ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı ve fazla mesai ücreti içeren bordro ödemeleri hesaplama dışı bırakılmıştır. Ancak davacının kendi beyanında kabul ettiği banka kanalı ile yapılan 600 TL fazla mesai ödemesi değerlendirme dışı bırakılmıştır. Bu nedenle davacının da kabulünde olan 600 TL fazla mesai ücreti ödemesinin fazla mesai alacağından mahsup edilmesi gerekirken değerlendirilmemiş olması hatalı olmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/5228, K. 2012/24858, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama