İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/5520 K.2012/7393

Davacı, üyesi olduğu davalı sendikanın Ankara bir nolu şubesinin genel kurulunun üç yılı aşkın bir süredir yapılmadığını, önceki genel kurulun ise 03/11/2007 tarihinde yapıldığını, Ankara bir nolu, Adana, Sivas ve İzmir dışındaki on altı şubenin üye…

Esas2012/5520Karar2012/7393Tarih13 Nisan 2012Okuma6 dk · 1.265 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2012/5520 E., 2012/7393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Nisan 2012
Mahkemesi
Ankara 15. İş Mahkemesi
Tarihi
16/02/2012
Numarası
2010/1065-2012/236
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.265 kelime·6 dk okuma

Davacı, üyesi olduğu davalı sendikanın Ankara bir nolu şubesinin genel kurulunun üç yılı aşkın bir süredir yapılmadığını, önceki genel kurulun ise 03/11/2007 tarihinde yapıldığını, Ankara bir nolu, Adana, Sivas ve İzmir dışındaki on altı şubenin üye sayısının 400’ün altına inmesine ve bunların şubelik vasfını kaybetmesine rağmen şube genel kurullarının kanuna aykırı biçimde yapıldığını, genel merkezin de şubeleri kapatmayarak görev ve yetkisini kötüye kullandığını iddia ederek İzmir iki nolu, Samsun, Karabük, Elazığ, Malatya, İstanbul 1-2-3 nolu, Sakarya, Erzurum, Gaziantep, Afyon,

Eskişehir şubelerinin yapılan genel kurullarının iptali ile Kayseri ve Ankara 2-3 nolu şubelerinin yapacağı genel kurullar ve genel merkez henüz yapmadığı genel kurul açısından ise yürütmenin durdurulmasını, şubelere ve genel merkeze kayyum atanmasını istemiştir.

Davalı vekili, Ankara bir nolu şubesinin olağan genel kurulunun ilk toplantı tarihi olan 06/01/2002 tarihi baz alındığında 19/12/2010 tarihinde üç yıllık süre içinde yapıldığını, ayrıca olağan genel kurul toplantısı bakımından dernekler kanunundan farklı olarak üç yıllık sürenin bir zorunluluk olarak ifade edilmediğini, genel kurullar yapıldığından yönetim kuruluna işten el çektirmenin ve kayyum atanmasının da bir dayanağı kalmadığını, şube kapatma ve birleştirme noktasında genel merkeze bir yetki verilmediği gibi yasal olarak böyle bir yetki verilmesinin de mümkün olmadığını,

şubeler kurulduktan sonra üye sayısında düşmeler olduğu gibi artışlar da olduğunu, üye sayısının her 400’ün altına indiğinde sendika şubesinin kapatılması gerektiğinin savunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 18. maddesi gereğince sendika şubelerinin en az 400 üye ile kurulabileceği ancak genel kurul tarihi itibari ile Afyonkarahisar şubesinin 209, Ankara bir nolu şubesinin 740, Ankara iki nolu şubesinin 375, Ankara üç nolu şubesinin 305, Adapazarı şubesinin 282, Samsun şubesinin 234, Kayseri şubesinin 363, Gaziantep şubesinin 217, Erzurum şubesinin 170, Karabük şubesinin 221, Elazığ şubesinin 136, Malatya şubesinin

212, İstanbul bir nolu şubesinin 386, İstanbul iki nolu şubesinin 301, İstanbul üç nolu şubesinin 320, Eskişehir şubesinin 206, Erzurum şubesinin 219 üyesinin bulunduğu ve bu şubelerin genel kurul açısından yeterli üyeye sahip olmamaları nedeniyle genel kurullarının 4688 sayılı Kanun ve davalı sendikanın tüzüğüne uygun olmadığı, öte yandan 400 üyesi bulunmayan şubelerde yapılan genel kurullarda belirlenen üst kurul delegeleri ile genel merkez genel kurulunun yapılmasının da yasaya uygun olmadığı, ayrıca Ankara bir nolu şubesinin de genel kurulunu üç yıl içerisinde yapmadığı,

bu durumda genel merkez genel kurulunun da iptalinin gerektiği, o halde adı geçen şubeler ile genel merkez genel kurulunun iptal edilerek adı geçen şube ve merkezin yönetim kurulunun işten el çektirilmesi, genel kurulun kanun ve tüzük hükümleri gereğince en kısa zamanda toplanması ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar cari işleri yürütmek üzere kayyım tayininin gerekli olduğu, ancak genel kurulun iptali istenen İzmir iki nolu şubesinin genel kurul tarihi itibari ile üye sayısının 432 olması nedeniyle bu şubenin genel kurulunun iptalinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Şubelerin kurulmasından sonra üye sayısının 400’ün altına düşmesinin genel kurul yapılmasına engel olup olmadığı ve genel kurul yapılmışsa bunun iptalinin gerekip gerekmeyeceği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık vardır.

6289 sayılı Kanunla değişik 4688 sayılı Kanun'un 18/5 maddesine göre, “Sendika şubeleri en az 400 üye ile kurulur. (Ek cümle: 04/04/2012-6289 S.K./13.md.) Sendika şubesi bulunmayan il ve ilçelerde il ve ilçe temsilciliği kurulabilir.

İldeki üye sayısı 100 ve daha fazla olan sendikanın il temsilcisi ile ilçedeki üye sayısı 50 ve daha fazla olan sendikanın ilçe temsilcisi haftada dört saat izinli sayılır.” Davalı Türk Ulaşım Sendikası tüzüğünün 29/1 maddesinde de aynı husus vurgulanmış ve şubelerin en az 400 üye ile kurulabileceği öngörülmüştür. Öte taraftan kuruluştan sonra üye sayısının 400’ün altına düşmesi durumunda şubelerin akıbetinin ne olacağı konusunda ise açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Bununla beraber 6289 sayılı Kanun ile değişik 4688 sayılı Kanun'un 12/h maddesinde, sendika şubesi açma ve başlangıçtaki kuruluş şartlarını kaybeden şubeleri kapatma konularında genel kurulun ya da yönetim kuruluna genel kurulca verilen yetki uyarınca yönetim kurulunun yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeden de anlaşıldığı üzere; üye sayısı kuruluştan sonra 400’ün altına düşen kamu görevlileri sendikası şubesi, genel kurulca ya da genel kurulun verdiği yetkiye dayanarak yönetim kurulunca kapatılmadığı sürece varlığını ve fonksiyonunu devam ettirecektir. Esasen bu durum kolektif sendika özgürlüğünün de bir gereğidir.

Bütün bunlara ek olarak sendikaların dinamik yapıları ve üye sayılarının her an değişebileceği ihtimali karşısında şube üye sayısının kuruluştan sonra 400’ün altına indiği hallerde şubenin şubelik vasfını kendiliğinden kaybedeceğini savunmak yasal düzenlemeye ve sendikalar hukukuna hâkim olan ilkelere uygun düşmediği gibi hayatın olağan akışına da aykırıdır.

Mahkemece, kanunun bir neticeye veya yaptırıma bağlamadığı bir durum ya da olgu için, ait olduğu hukuk disiplinin temel ilke ve kurallarına aykırı olacak şekilde netice öngörülmesi yerinde değildir.

Sonuç olarak, davacının bu yöndeki talebinin reddi gerekirken talebin kabul edilerek üye sayılarının 400’ün altına düştüğü gerekçesiyle davalı sendikanın İstanbul 1-2-3 nolu, Samsun, Karabük, Elazığ, Malatya, Sakarya, Gaziantep, Erzurum, Afyon, Eskişehir şubelerinin genel kurullarının iptaline karar verilerek söz konusu şubelerin yönetim kurullarına işten el çektirilip kayyum tayini yoluna gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

2-Olağan genel kurul toplantısının üç yıl geçtikten sonra yapılması halinde bunun iptal sebebi olup olmadığı ile 4688 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca yönetim kuruluna işten el çektirilip kayyum atanmasının gerekip gerekmediği konularında da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

4688 sayılı Kanun'un 10/2 maddesine göre, “(Değişik fıkra: 04/04/2012-6289 S.K./8.md.) Olağan genel kurul toplantıları dört yılı aşmamak üzere tüzüklerde belirtilen sürede yapılır.” Maddede değişiklik yapılmadan önce bu süre üç yıl olarak belirlenmişti. Davalı sendikanın ana tüzüğünün 31/1 maddesinde ise şube olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, davacının üyesi bulunduğu davalı sendikanın Ankara bir nolu şubesinin bir önceki olağan genel kurulu 03/11/2007 tarihinde yapılmış, en son olağan genel kurulu ise dava açıldıktan sonra 19/12/2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde olağan genel kurul toplantısı kırk altı gün geç yapılmıştır. Bu süre sendikalar hukukunun en önemli ilkelerinden olan demokratik esaslara uygunluk ilkesini zedeleyecek nitelikte makul olmayan bir süre değildir.

Ayrıca söz konusu üç yıllık süre kuralına uyulmaması halinde uygulanacak yaptırım 4688 sayılı Kanun'un 10/son maddesinde düzenlenmiş olup bu yaptırım yönetim kuruluna mahkemece işten el çektirilmesi ve kayyum tayinidir.

Ancak kanunun amacı mümkün olduğunca kısa sürede genel kurul toplantısının yapılmasını temin olduğundan ve genel kurul toplantısı da gerçekleştirildiğinden genel kurulun iptali karar verilemeyeceği gibi yönetim kuruluna işten el çektirilmesi ve kayyum tayini de söz konusu olamayacaktır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/14635 esas, 2009/13224 karar sayılı kararında da aynı husus vurgulanmıştır.

Açıklanan nedenlerle davacının bu yöndeki talebinin reddi gerekirken talebin kabul edilerek olağan genel kurul toplantı zamanının geçirilmesi gerekçesiyle davalı sendikanın Ankara bir nolu şubesinin genel kurulunun iptaline karar verilerek şube yönetim kuruluna işten el çektirilip kayyum tayini yoluna gidilmesi de ayrıca bozma sebebi yapılmıştır.

3-Mahkemece, iptaline karar verilen şube genel kurullarınca seçilen üst delegelerle yapılan sendika genel merkez genel kurulunun da kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Önceki bentlerde değinilen bozma sebeplerine göre, mahkemenin şube genel kurullarının iptaline ilişkin kararı yerinde olmadığından sendika genel merkez genel kurulunun iptaline karar verilerek yönetim kuruluna işten el çektirilip kayyum tayini yoluna gidilmesi de hatalıdır. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.

4-Mahkemece, Ankara 2 nolu şube ve 3 nolu şube ile Kayseri şubesinin genel kurullarının yapılması işlemlerinin durdurulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, Ankara iki nolu ve Kayseri şubelerinin dava sırasında genel kurullarını yaptıkları anlaşılmıştır.

Yukarıda değinilen bozma gerekçeleri uyarınca anılan şubelerin genel kurullarının yapılması işlemlerinin durdurulması ve yönetim kuruluna işten el çektirilip kayyum tayini yoluna gidilmesi doğru olmadığı gibi gerçekleşen genel kurulların durdurulmasına da karar verilemeyeceğinden karar bu yönden de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/5520, K. 2012/7393, 13 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5520
Karar No
2012/7393
Tarih
13 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/5521 K.2012/8339
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/5521 K.2012/7108
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/5521 K.2012/9017
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/5521 K.2012/7394
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/5521 K.2012/8441
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/5521 K.2012/9870

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.