KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6281 E., 2012/18721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, davalı şirkette 30.10.2003-31.03.2011 tarihleri arasında çalıştığını, genel müdür yardımcısı olduğunu, net 6.750,00 TL ücret aldığını, 08.03.2011 tarihli yazı ile 01.02.2011 tarihi itibari ile organizasyon değişikliği nedeniyle Araştırma Grup Koordinatörü olarak görevlendirildiğinin bildirildiğini, söz konusu görevlendirme tenzili rütbe niteliğinde olup çalışma şart ve koşullarını esaslı şekilde değiştirdiğini, keyfi ve tutarsız uygulandığını, bu nedenle görev değişikliğini kabul etmediğini, davalı tarafından işçiyi aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini,
iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının işveren vekili yardımcısı olduğunu, dolayısıyla iş güvencesi hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek, davanın öncelikle bu sebeple reddini istemiş, esasa yönelik olarak da iş akdinin işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden dolayı feshedildiğini fesih işleminin geçerli ve usulüne uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin işe alım ve işten çıkışları gösteren belgeye göre 01.07.2011 tarihinde Pazarlama bölümüne Genel Müdür Yardımcılığı pozisyonuna yeni bir alım yapıldığı, bu durumda davalı şirketin iş akdi feshi kararı ile çelişkili uygulamalara girdiği, davacının iş sözleşmesini devam ettirmesi hususunda gerekli özeni göstermediğinin anlaşıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı işverence temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Somut olayda davalı şirketçe dosyaya sunulan Şubat 2011 tarihli organizasyon şemasında Reklam Grup Başkanına bağlı Reklam Genel Müdürlüğü pozisyonuna bağlı davacı dahil yedi adet genel müdür yardımcısı olduğu görülmektedir.
Eylül 2011 tarihli organizasyon şemasında ise yine Reklam Grup Başkanlığına bağlı Yazılı Medya Satış, Görsel Medya Satış, Operasyon, Reklam Satış ve Pazarlama Genel Müdürlüklerinin olduğu, genel müdürlüklere bağlı genel müdür yardımcılığı pozisyonun bulunduğu, davacıya Reklam ve Pazarlama Genel Müdürlüğünün altında yer alan Araştırma Genel Müdür Yardımcılığına bağlı İzleyici Araştırma Grup Koordinatörlüğü görevinin önerildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Reklam Grup Başkanının Yönetim Kurulu üyesi olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamadığından işveren vekili olup olmadığı konusunda bir kanaate varılamamaktadır.
Bu nedenle öncelikle Reklam Grup Başkanının Yönetim Kurulu Üyesi olup olmadığının Ticaret Sicil Müdürlüğünden, Eylül 2011 tarihli organizasyon şemasında birden fazla olduğu görülen genel müdürlerin farklı şirketlerin genel müdürlüklerini mi temsil ettikleri yoksa aynı işletme içinde bölüm genel müdürleri mi oldukları davalı şirketten sorularak davacının işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili yardımcısı olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/6281, K. 2012/18721, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama