KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6610 E., 2012/26672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalı şirkette iş sözleşmesi ile avukat olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek, davalıdan kıdem-ihbar tazminatı ile ücret ve icra vekalet ücreti alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacı ile aralarında iş sözleşmesine dayanan bir ilişki kurulmadığını, serbest avukatlık yapan davacının şirkete hukuk danışmanlığı yaptığını ve şirketin taraf olduğu davaları takip ettiğini, davacının bu gördüğü hizmet karşılığının serbest meslek makbuzuyla ödendiğini, ayrıca takip ettiği davalarda şirket yararına hükmolunan vekalet ücretlerini aldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine dayandığı kabul edilerek istekler hüküm altına alınmıştır.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, aralarındaki ilişkinin iş sözleşmesine mi yoksa vekalet sözleşmesine mi dayandığı noktasında toplanmaktadır.
Kendisine ait avukatlık bürosu olan, serbest avukat olarak çalışan davacının dosyadaki delillere göre davalı şirkete hukuk danışmanlığı yaptığı ve şirketin taraf olduğu davalarda şirket adına takipte bulunduğu anlaşılmaktadır.
İş sözleşmesiyle vekalet sözleşmesi arasındaki en önemli fark, bağımlılık unsuru olup, somut olayda taraflar arasında, davacının her gün veya haftanın belirli günlerinde, tam veya kısmı süreli olarak, önceden belirlenmiş zaman dilimi içerisinde, şirketin işletme organizasyonu içinde zorunlu olarak bulunup, iş görmesini öngörür şekilde bir anlaşma bulunmamaktadır.
Davacıya serbest meslek makbuzu karşılığında her ay ücret ödemesi yapılması iş sözleşmesinin bağımlılık unsurunun gerçekleştiğinin kabulünde yeterli görülemez. Dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddelerindeki hükümler nazar-ı dikkate alındığında, taraflar arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesine dayandığının kabulü gerekir.
Dairemizin kararlılık kazanan görüş ve içtihatları da aynı yöndedir.
Açıklanan sebeplerle, taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayandığından bu yön gözetilmeksizin davanın genel mahkemelerin görev alanına girdiği nazara alınıp görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/6610, K. 2012/26672, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama