KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/7134 E., 2012/18785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebiyle geçerli sebebe dayalı feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, davalı işveren tarafından geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Yetersizlikten kaynaklanan sebepler; işçinin ortalama benzer işi görenlere göre daha az verimli çalışması, gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması, işe yatkın olmaması, öğrenme ve kendisini geliştirme konusunda yetersiz kalması, sık sık hastalanması, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa yakalanması ve uyum yeterliliğinin azalması gibi iş yerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesi, davalı işveren tarafından davacının performansının yetersiz olması, görevini gereği gibi yerine getirmemesi ve gerçekleştirdiği eczane ziyaretlerine ilişkin bilgileri sisteme girmeyerek, raporlamaları düzenli olarak yapmaması sebeplerine dayanılarak feshedilmiştir.
Davalı işveren tarafından iş yerinde uygulanan performans değerlendirme sistemine ilişkin objektif kriterler ortaya konulmadığından ve bilirkişi incelemesi sonucunda da davacının diğer çalışanlarla ortalama olarak aynı sayıda ziyaret gerçekleştirdiği sabit olduğundan, bu hususun geçerli fesih sebebi olarak kabul edilmemesinde isabetsizlik yoktur.
Ancak; davalı işveren tarafından ibraz edilen yazılı göre tanımının incelenmesinde, bölge sorumlusu olan davacının sorumlu olduğu ve yürüttüğü çalışmaları ve süreçlerle ilgili gelişmeleri CMR sisteminde veri giriş, güncelleme ve raporlama yapmak, veri tabanının sürekli güncel tutulmasının sağlanması amacı ile ziyaret bilgilerini günlük ve eksiksiz sisteme girmek ve ziyaret sonuçlarını Pazarlama ve Şube Müdürüne yazılı olarak iletmekle sorumlu olduğu görülmektedir .
Dosya içerisinde mevcut veri giriş tablosunun incelenmesinde ise; davacının 2010 yılının 6. ayından itibaren ziyaret bilgilerine ilişkin siteme veri girişi yapmadığı, bu eylemi sebebi ile davacıya ihtar cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının bu ihtar cezasına rağmen, fesih tarihinden önce de ziyaret veri girişi yapmadığı dosya içerisindeki belgelerle sabittir. Davacı bilgisayar sisteminden kaynaklanan arızalar sebebi ile sisteme giriş yapmadığını savunmuş ise de; veri giriş tablosunda davacı dışındaki beş çalışanın aynı dönemde veri girişlerini gerçekleştirdikleri görülmektedir. Davacının görev tanımı içerisinde yer alan sorumluluklarını daha evvel ihtar edilmiş olmasına rağmen süresinde yerine getirmediği anlaşıldığından, feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmelidir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen sebeperle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/7134, K. 2012/18785, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama