KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/7845 E., 2012/27370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla çalışma ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işyerinde yaptığı fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma alacağını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının fazla çalışma yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı taraf dava dilekçesinde 03.12.2007 tarihinde müdürün değişmesi ile fazla çalışmaların arttığını ve hafta sonu çalışmalarının başladığını 27.12.2008-27.12.2009 tarihleri arasında nöbet tuttuğunu, Mayıs 2008-Eylül 2009 dönemi için de fazla çalışma yaptığını belirterek, bu çalışmaların karşılığının kendisine ödenmesini istemiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ise davacının işe ilk girdiği tarih olan 01.01.2000 tarihinden itibaren fazla çalışma hesabı yapılmıştır. Davacı dava dilekçesinde karşılığını talep ettiği fazla çalışma yaptığı süreleri, tarihlerini de belirtmek suretiyle sınırlamıştır. Dava dilekçesinde talep edilmeyen dönemler için hesaplama yapılması ve talebi aşar şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı ... Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Davacının fazla çalışma süreleri hesaplanırken.
24 saat nöbeti sırasında saat 24:00'a kadar olan çalışmasından kanuni ara dinlenmesinin düşülmesi gerektiği, davacının 24:00-08:00 saatleri arasındaki nöbetteki çalışmasının fiili çalışmaya bağlı olmadığı, bu sürede iki defa fabrikaya gelip fabrikayı dolaşma şeklinde gerekleştiği, bunun için ortalama olarak geçecek sürenin (gidiş-geliş) belirlenerek, ayrıca davacının ertesi gün saat 13:00'a kadar çalışmadığı da dikkate alınarak fazla çalışma süreleri hesaplanmalıdır.
Hesaplama yapılırken hafta sonu, hafta içi ve nöbet şeklinde ayrıma gidilmeden haftalık 45 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilmesi ve bu şekilde yapılacak hesaplamaya göre tek kalem alacağa hükmedilmesi gerekmektedir. Bu yönler göz ardı edilerek düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/7845, K. 2012/27370, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama