KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/8121 E., 2012/27327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, dini ve milli ... ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde temizlik işçisi olarak çalıştığını ve alacaklarının ödenmediğini belirterek, müvekkilinin kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dava dışı şirket işçisi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... Ltd. Şti. vekili, işyerinde yetkinin davalı kurumda olduğunu, şartname gereği tüm alacaklarının da işçiye ödendiğini ifade etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalıya hizmet veren ihbar olunan şirket işçisi olarak çalıştığı, davalı ile ihbar olunan arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, ... ilişkisinin emeklilik sebebiyle son bulması sebebiyle kıdem tazminatı talep hakkının doğduğu gerekçesiyle ve yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımları da değerlendirilerek, alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatına uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. ... sözleşmesinin ölüm ya da diğer sebeplerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da
toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda, davacının emeklilik için başvurduğu bağlı bulunduğu kurumdan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine ilişkin yazının işverene bildirildiği tarih, faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmalıdır. Böyle bir belgenin varlığı haline kıdem tazminatı için faize işverene bildirim tarihinden, aksi halde dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde fesihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/8121, K. 2012/27327, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama