KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/9520 E., 2012/29860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fark, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, ikramiye, ilave tediye, ücret farkı, yemek yardımı, aile ve çocuk yardım alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı taraf, 2000 yılında ... Belediyesine işçi olarak çalışmaya başladığını, 1994 yılında seçimlerde belediye başkanının değiştiğini, yeni belediye başkanının müvekkilini çalıştırmayacağını belirterek ... sözleşmesini sona erdirerek haklı neden olmaksızın işten çıkardığını, belirterek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf davacının ... sözleşmesinin feshedilmediğini, geçici olarak askıya alındığını, davacının dört aylık ücretinin kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 30.05.2002, 05.10.2002, 15.01.2003, 14.12.2003, 01.02.2004, 01.04.2004 tarihleri arasında davalı belediyede geçici işçi olarak çalıştığı, sonrasında davacının rızası olmaksızın davalı tarafça ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından belirsiz süreli olarak askıya alınıp sonrasında belediyeye yeni işçi alınmasına rağmen davacının işe çağrılmadığı, bu hali ile davalı işverence davacının ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, 1475 sayılı Kanun'un 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Bu noktada ... sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez.
Somut olayda davacı taraf dava dilekçesi ile talep ettiği kıdem tazminatı alacağına fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi işletilmesini talep etmiş olmasına rağmen mahkemece, “3.115,62 TL kıdem tazminatı alacağının 500,00 TL sinin dava tarihinden itibaren 2.615,62 TL sinin ise ıslah tarihi olan 18.01.2010 tarihinden itibaren bankalarca mevzuata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Kıdem tazminatı alacağına fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken, “3.115,62 TL kıdem tazminatı alacağının 500,00 TL sinin dava tarihinden itibaren 2.615,62 TL sinin ise ıslah tarihi olan 18.01.2010 tarihinden itibaren bankalarca mevzuata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı “3.115,62 TL kıdem tazminatı alacağının 500,00 TL sinin dava tarihinden itibaren 2.615,62 TL sinin ise ıslah tarihi olan 18.01.2010 tarihinden itibaren bankalarca mevzuata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak, yerine
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/9520, K. 2012/29860, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama