KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/9893 E., 2012/29923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalıya ait hastanede 02.02.2004-02.03.2011 tarihleri arasında ameliyathane sorumlu hemşiresi olarak kesintisiz çalıştığını, ... sözleşmesinin işverence geçersiz sebeplerle feshedildiğini, ücret+prim sistemiyle çalıştığını, aylık ücretinin 2.550,00 TL olduğunu, son üç ay 1.450,00 TL ücret ödendiğini, primlerinin ödenmediğini, haftanın beş günü 08:00-17:00 saatleri arasında, cumartesi günleri ise 08:00-13:00 saatleri arasında çalıştığını, haftada en az iki gün yirmidört saat nöbet tuttuğunu, tatil günlerinde 08:00-08:00 arası yirmidört saat çalıştığını, acil ameliyatlarda evden çağrıldığını,
fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiğini, ... müfettişinin tespitlerine göre yüzon günlük yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla. 100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ihbar tazminatı, 100,00 TL fazla çalışma ücreti, 100,00 TL yıllık izin ücret alacağı ve 100,00 TL son üç aylık ücret alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 09.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır.
Davalı vekili, davacıya tüm hak ve alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ... sözleşmesinin davalı işverence haksız ve süresiz olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yüziki gün kullanılmayan yıllık izninin bulunduğu, tanıkların ortak anlatımlarından haftanın beş günü 07:00-19:00 saatleri arasında birbuçuk saat ara dinlenmesinin mahsubu ile günde onbuçuk saat, haftada elliikibuçuk saat, Cumartesi günleri 07:00-13:00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenmesinin mahsubu ile 5,5 saat çalıştığı, onüç saat fazla çalışma yaptığı, bordrolarda fazla çalışma tahakkuk ve ödemesinin bulunduğu dönemlerin düşülmesi gerektiği,
son üç aylık döneme ilişkin tespit olunan ücreti üzerinden alması gereken ücretten, ödenen miktarların mahsubundan sonra davacının bakiye ücret alacaklısı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Kıdem tazminatına ve diğer alacaklara esas alınması gereken süre konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğinden, davacının davalıya ait işyerinde ameliyathane sorumlu hemşiresi olarak günlük brüt 67,16 TL ücretle çalıştığı, ... sözleşmesinin işverence haksız ve geçersiz sebeplerle feshedildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 12.04.2011 tarihli yazısında da bu durumun tesbit edildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,
tanıkların ortak anlatımlarına göre haftanın beş günü 07:00-19:00 saatleri arasında birbuçuk saat ara dinlenmesinin mahsubu ile günde onbuçuk saat, haftada elliikibuçuk saat, Cumartesi günleri 07:00-13:00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenmesinin mahsubu ile beşbuçuk saat çalıştığı, onüç saat fazla çalışma yaptığı, bordrolarda fazla çalışma tahakkuk ve ödemesinin bulunduğu 2010/Kasım, Aralık, 2011/Ocak ve Şubat aylarının dışlanması gerektiği, son üç aylık döneme ilişkin tespit olunan ücreti üzerinden alması gereken ücret miktarından ödenen miktarların mahsubundan sonra davacının bakiye ücret alacaklısı olduğu,
yüzon günlük yıllık izin ücreti alacağı talebinde bulunduğu, izin kullanma kayıtlarına göre davacının otuziki ... günü yıllık izin kullandığı, hak kazanılan yüzotuzdört gün yıllık izin hakkından kullanılan otuziki günün mahsubu ile yüziki gün kullanılmayan izninin olduğu, davacının 02.02.2004-16.02.2011 tarihleri arasında yedi yıl ondört gün (2569 gün) çalıştığını ileri sürdüğü, davalının 04.01.2006-16.02.2011 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği, ... sözleşmesinin 04.01.2006 tarihli olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında 04.01.2006-16.02.2011 tarihleri arasında çalışmasının görüldüğü,
bir davacı tanığının 2004 yılında çalışmaya başladığını beyan ettiği, mahkemece davacının beyanına göre yapılan hesaplamanın sonuçlarının kabul edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda mahkemece, davacı ve tanığının beyanı dikkate alınarak davacının çalışma süresi belirlenmiş, alacak ve tazminatlar buna göre belirlenmiş ise de 02.02.2004-04.01.2006 tarihleri arasında fiili çalışma olgusunun davacı tarafından ücret ödemesi benzeri yazılı belgelerle ispatlanamadığı gibi, ... sözleşmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında işe başlama tarihinin 04.01.2006 olarak belirtildiği, her iki kaydın birbirini doğruladığı,
yazılı belge niteliğindeki Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının ve ... sözleşmesinin aksinin eşdeğer delillerle ispatlanamadığı anlaşılmış olup, davacının talep ettiği alacak ve tazminatlarının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında belirtilen çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanaması ve çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/9893, K. 2012/29923, 28 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama