KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/1002 E., 2013/2589 K.·Avukat ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlan yerinde görülmemiştir.
Mahkemece davacı işçinin işe iadesine karar verilirken, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesinin de hüküm altına alınması gerekir . Ayrıca yine 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın da belirlenmesi gerekir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi ve işe başlatmama tazminatı, feshin geçersizliğine bağlı ikincil sonuçlardır. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınmaları gerekir.
Her ne kadar karar davalı tarafça temyiz edilmiş ise de, davalı işverenin işe iade kararı neticesinde karşılaşacağı hukuksal yaptırımın kararda açıkça gösterilmesinin zorunlu olması ve boşta geçen süre ücret alacağı ve işe başlatmama tazminatı uygulamasının kamu düzenine ilişkin bulunması nedeni ile, işe iade talebi kabul edildiği halde, feshin geçersizliğine bağlı ikincil sonuçlar hakkında hüküm kurulmaması bozma sebebi olarak kabul edilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 21. maddesini de gösterilen , kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesine ilişkin düzenlemedeki 4 aylık bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi yöndeki hükümler geçersizdir.
Ayrıca aynı maddenin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatı işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmelidir.
Dosya içeriğine, fesih nedenine ve davacının çalışma süresine göre işe başlatmama halinde ödenecek tazminatın davacının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/1002, K. 2013/2589, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama