KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/1046 E., 2013/30852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin 2004 yılı Nisan ayında Hizmet İş Sendikasına üye olduğunu, davalı ... ile sendika arasında 01.01.2005-31.12.2006 ve 01.01.2006-31.12.2007 tarihleri arasında geçerli olmak üzere toplu iş sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin TİS' den ... ücret farkı, ikramiye, tahsil yardımı, ek gıda yardımı, izin harçlığı, elbise ve giyim parası, su parası, yakacak parası, temizlik parası ile yasalardan doğmakla birlikte TİS ile düzenlenen zamlı fazla mesai, hafta tatili ve 6772 sayılı Yasadan ... ilave tediye alacağının bulunduğunu,
TİS' in 52. maddesi uyarınca 1. yıl ücret zammı olarak 01.01.2005-31.12.2006 ve 01.01.2006-31.12.2007 tarihleri arası taraf sendikası üyesi işçilerin almakta oldukları günlük ücretlerine %25 zam yapılacağının öngörüldüğünü, bu düzenlemeye rağmen müvekkiline 14.02.2005-28.05.2007 tarihleri arasında asgari ücret ödendiğini belirterek 2005-2007 yılları arası dönem için sosyal yardım, ilave tediye, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince;
Mahkemece, davacı vekiline 05.07.2012 tarihli celsede ıslah için bir hafta kesin süre verildiği ve ihtarlı davetiye ile 10.07.2012 tarihinde bildirildiği, davacı vekilinin ise davasını 12.09.2012 tarihinde ıslah ettiği, süresinde ıslah talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ıslah talebi kabul edilmemiş ise de; davacı tarafça dava dilekçesinin ıslah edileceğine dair sözlü beyanda bulunulmadığı halde mahkemece ıslah için süre verilmesi
usule uygun değildir. Davacının sonradan verdiği ıslah dilekçesinin, verilen süreden sonra ibraz edildiği gerekçesiyle dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/1046, K. 2013/30852, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama