KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/10853 E., 2014/12951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Saray (Tekirdağ) Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/02/2013
- Numarası
- 2011/613-2013/70
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, emekli olduğunu, emeklilikten sonrada çalışmaya devam ettiğini, bu dönemlerin tespiti ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalılar davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, talep konusu işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddi ile hizmet tespitine yönelik talebin ise ıslahla ileri sürüldüğü usulüne uygun dava açılmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı davalı işyerinde 01.08.1992-14.12.2001 tarihleri arasında çalıştığını,emekli olduğunu belirterek ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının hüküm altına alınmasını istemiş, daha sonra verdiği 27.02.2012 tarihli dilekçesi ile emeklilikten sonra 30.03.2009 tarihine kadar aralıksız çalıştığını belirterek emeklilik sonrası hizmetlerinin tespitini ve bu dönem alacaklarının da kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ıslahla istenilen taleplerle ilgili usulüne uygun dava açılmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi yerindedir. Ancak, davacının emeklilik sonrası hiç ara vermeden çalışması durumunda hizmetlerinin birleştirilerek dava konusu alacaklarının hesaplanması gerektiğinden zamanaşımının emeklilik tarihinden itibaren hesaplanması doğru olmaz.
Başka bir anlatımla, davacı Sosyal Güvenlik Kurumuna yaşlılık aylığı için başvurmasına rağmen bu amaçla iş sözleşmesini feshettiğine dair işverene irade beyanında bulunmamış ve kesintisiz olarak çalışmasına devam etmişse emeklilik öncesi ve emeklilikten sonra iş sözleşmesinin sona erdiği 30.03.2009 tarihine kadar çalışması bir bütün olarak ele alınmalı, bu halde dava konusu tazminat ve alacakları toplam çalışma süresine göre hesaplanacağından zamanaşımı, emeklilikten sonra varsa çalışmasının sona erdiği tarih itibariyle dikkate alınmalıdır.
Öte yandan bu durumda davacı işçinin emeklilikten sonra çalışıp çalışmadığı ve bu çalışmasının ne şekilde sona erdiği önem arz etmektedir. Emeklilikten sonra kesintisiz olarak iddia ettiği tarihe kadar çalıştığının ve iş sözleşmesinin tazminat gerektirecek şekilde sona erdiğinin saptanması durumunda 30.03.2009 tarihindeki ücret üzerinden taleple bağlı kalınarak dava konusu döneme ilişkin kıdem tazminatı hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece dava konusu tazminat ve alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 15.05.2014
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/10853, K. 2014/12951, 15 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama