KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/11155 E., 2013/15570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece, dinlenen tutanak mümzisinin anlatımı esas alınarak feshin haklı sebebe dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda işveren tarafından davacıya görevi gereği verilen kredi kartını başka bir çalışana (...) vererek amacı dışında kullandırıldığı gerekçesiyle davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmiştir.
Ancak Ankara 13. İş Mahkemesinin 12.7.2011 tarih, 2010/736 esas, 2011/11534 karar sayılı dosyasında kendisine kredi kartı verilen tıbbi tanıtım sorumlusu ...'in kredi kartını doktorlara yemekli tanıtım organizasyonda kullandığı yemeğe katılan doktorun yeminli tanık anlatımı ile sabit olduğu ve usulsüz eylemi ispatlanamadığından verilen işe iade kararı Dairemizin 28.5.2012 tarih, 2011/12558 esas -2012/11534 karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre, tıbbi tanıtım sorumlusu ... hakkında kesinleşen işe iade dosyası içeriği ve bozma sonrası dinlenen tutanak tanığının duyuma dayalı beyanı dikkate alındığında feshin haklı ve geçerli sebebe dayandığı ispatlanamamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/11155, K. 2013/15570, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama